Paralel yapıyla mücadele ve israil’le ilişkilerin normalleşmesi…

Gazze’ye insani yardım götürürken siyonistlerin barbarca saldırısı sonucu 9 Türkiye vatandaşının şehid edilmesi ve onlarcasının yaralanması sonucu kesilen Türkiye-israil ilişkilerinin normale dönmesi için yerine göre alttan yerine göre aleni görüşmelerin yapıldığı bilinen bir gerçekti. Bu görüşmelerle ilgili zaman zaman basında ‘anlaşıldı’ haberleri çıksa da şu ana kadar kesinlik kazanan bir durum yok.

 

İlişkilerin normale dönmesi yani Mavi Marmara saldırısı öncesi duruma gelmesi için Türkiye tarafı özür dileme, tazminat ve Gazze’ye uygulanan ablukanın kaldırılması şartlarını ileri sürerek geri adım atmadı. Bu şartlardan özür dileme, ABD başkanı Obama’nın girişimiyle gerçekleşti. 

 Geçmişte basında zaman zaman çıkan tazminatta anlaşılmadı haberlerine fazla itibar edilmemeli. 20 veya 30 milyon dolar tazminat israil için fazla bir külfet veya yük değildir. Türkiye ile yapacakları bir antlaşmayla ödeyecekleri tazminatın onlarca katını kazanacaklardır. İlişkilerin gerilmesi ve kesilmesinin israil’e kaybı milyarlarca dolara bedeldir.   İsrail’in yalnızlaşması, açılan davalar sonucu siyonist şeflerinin tutuklanmaktan korkarak ülke dışına çıkamamaları, itibar kaybı ve uluslararası arenada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın aleyhteki beyanatları siyonistler için en büyük sıkıntıdır.

En son israil’de İngilizce yayın yapan Haaretz gazetesi, Türkiye ile israil arasında sona gelinen görüşmelerin detaylarını açıklamasıyla müzakere ve görüşmelerin bu iki madde dışında yukarda açıkladığımız gibi farklı noktalarda cereyan ettiği ve anlaşma karşılığı israil tarafının Türkiye tarafından bazı isteklerinin olduğu da öğrenilmiş oldu.

Habere göre anlaşma Türk Meclisinde onaylanırsa;

İsrailli askerlerin Türkiye’de yargılandığı davalar düşecek.

Askerlere verilmesi beklenen cezalar iptal edilecek.

İlişkilerin normale dönmesinin teoride kalmaması için iki ülke elçisinin görevlerine tekrar dönmesi, yeni bir diyalog sürecinin başlatılması, devlet görevlilerinin karşılıklı ziyaretlerde bulunulacak.

Uluslararası alanda ve medyada aşağılayıcı sözlerden uzak durulacak…

Böyle sıralanıyor israil istekleri.

Türk hükümetinin öne sürmüş olduğu şartlardan Gazze ablukasının tamamen kaldırılmadan ilişkilerin normalleşmeyeceğini Dışişleri bakanlığı koltuğunda oturan Ahmet Davutoğlu ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan basın önünde defalarca açıklamıştı. İlişkilerin normalleşmesi demek; Mavi Marmara saldırısı öncesi döneme geri dönüş, siyonsitlerin elinden giden ayrıcalıkların, iptal edilen veya askıya alınan tüm askeri, istihbari ve siyasi antlaşmaların tekrar yürürlüğe girmesidir. Ki bunu hiçbir Müslüman ve vicdan ehlinin istemeyeceği ve kabul edemeyeceği bir durumdur. 

İlişkilerin normalleşmesi karşılığında siyonistlerin Gazze’ye uyguladıkları ablukayı kaldırsalar da ikinci gün tekrar uygulanmayacağının garantisini kimse veremez. Siyonisttir bu. Şu ana kadar vermiş olduğu hangi sözde durdu ki? Bunu en çok Başbakan bilir. Kendisiyle Türkiye’de görüşen siyonist başbakan Netenyahu, ‘Gazzeye bir saldırı olmayacak’ sözünden kısa bir süre sonra Gazze’ye yönelik geniş çaplı bir saldırı başlatmıştı.

Yıllardır süregelen müzakere ve görüşmelerin bu süreçte bir antlaşmayla, hele hele Haaretz gazetesinin haberindeki gibi siyonistlerin lehine ve Gazze’nin aleyhine, ablukanın devam etmesiyle sonuçlanırsa bunun zamanlaması çok manidar olur.  Şu an hükümet ve Başbakan, paralel yapı denen güç tarafından sıkıştırılmaya, yıpratılmaya ve yıkılmaya çalışılmaktadır. Paralel yapı ile Başbakan arasında geçen savaşın seyrini Siyonistlerle yürütülen müzakereler belirleyecektir dersek yanılmış olur muyuz? Paralel yapı ile ilgili ve ses kayıtlarında israil ismi ve ilişkiler konuşulmasına rağmen Siyonist yetkililerden ne lehte ne de aleyhte tek bir açıklama gelmedi. Gezi Parkı olaylarında lehte bazı açıklamalar yaptılarsa da yaptıkları hatanın farkına vararak konuşmamanın kendileri açısından daha faydalı olduğunu gördüler ve hiç konuşmadılar. Başbakanın büyük önem verdiği Gazze’ye yapacağı ziyaret bu aralara hiç konuşulmuyor. Mısır’da meşru Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı yapılan askeri darbe ve Paralel yapının Başbakan Erdoğan’a karşı yaptığı operasyonlarla Gazze’deki insanlık dramı ve ambargo da adeta konuşulmaz hale geldi.  Yürütülen bu müzakereler ile Paralel yapı arasındaki mücadelenin paralelliğini takip etmeye devam edelim. Muhakkak bir paralellik görülecektir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar