PKK, “UYUŞTURUCUYA HAYIR” EYLEMLERİ VE KOMÜNLEŞME SÜRECİ

Öcalan’ın “Demokratik Toplum” paradigmasının ilk basamağı mikro alanda KOMÜNLER oluşturma üzerine kuruludur.

İşyerlerinden tutun, sokak, çarşı, mahalle, köyler vs.

Mikro alanda komün tesisi ile örgütlenme, bunun devamı olarak bu alanlardaki kitlelerin mobilizasyonu, “Öz savunma” dahil karar alma ve uygulama süreçlerinin ilk basamağı tesis edilmeye çalışılıyor.

Ciddi toplumsal sorunlar haline gelen ve kangrene dönüşen derin meseleler, örgütlenme aparatına dönüştürülmek istenen mikro alan sakinlerinin mobilizasyonunda katalizör olarak kullanılıyor.

Uyuşturucu satıcılığı ve kullanımı, fuhuş ve çeteleşme şu anda toplumu en fazla endişelendiren başlıca sorunlar haline gelmiştir. Bu tür batak alanlara karşı geliştirilen her türlü tepki dikkat çekiyor, ilgi görüyor.

PKK’nın paradigma piramidinin ilk basamağı olan mikro alanda komün sistemi, işte bu tür batak alanlar üzerinden oluşturulmaya çalışılan hassasiyetlerle inşa etmenin ilk adımları olarak görülüyor. Görünürde temel sorunlara karşı haklı bir toplumsal tepki görüntüsü sergilenirken, aynı zamanda örgütsel kabiliyet sayesinde insanlar komün denen sistem için dolgu malzemesine dönüştürülüyor.

Örgütün medya mecralarında komünal sistemin ilk basamağı irdelenirken temel yaklaşım kabaca şu şekilde tasvir ediliyor:

“İnsanların kendi sorunlarını en yakından konuştuğu ve günlük yaşamla ilgili kararları birlikte aldığı ilk basamaktır. Yani sistemin başladığı yer burasıdır; insanlar burada hem fikir üretir hem de pratik çözümler bulur.”

Şu anda toplumsal hassasiyetleri kendi ideolojik bataklıklarına dönüştürmek amacıyla başta Diyarbakır ve özellikle Bismil ilçesi “Pilot bölge” işlevi görüyor. Neredeyse her akşam mahalle ve sokaklarda gece yürüyüşleri yapılıyor. Uyuşturucuya karşı mahalle sakinleri “Nöbete” çağrılıyor. Afiş ve pankartlarla bu tür etkinlikler teşvik ediliyor. Benzer etkinlikler bir çok il ve ilçeye yayılmış durumdadır.

Örgütün uyuşturucu ilişkisi ve uyuşturucu üretim, dağıtım ve pazarlama üzerine oluşturduğu tekelleşme göz önüne alındığında oluşturulmaya çalışılan toplumsal farkındalığın aslında uyuşturucu karşıtlığı olmadığını, olamayacağını aklı selim her insan rahatlıkla görür. Ancak uyuşturucunun ve yanısıra fuhuş ve çeteleşmenin oluşturduğu devasa bataklık -ki örgüt bunda en büyük pay sahibidir- açık bir şekilde örgüt nezdinde mikro alanda komünalleşme aracı olarak kullanılıyor.

Bunun bir sonraki aşaması dar alanda hedeflediği kapsamlı katılım ve beklediği hassasiyet zirvesi yakalanınca “Mahalle meclisleri” aşamasına daha katılımcı bir geçiş yapmak olacaktır.

Toplumsal hassasiyetler üzerinden komün toplulukları oluşturmak, topluluktakilerden bazılarına “Mahalle/Köy Delegesi” sıfatı iliştirilerek “Kent meclislerine” göndermek, buradan da “Bölge meclislerine” doğru yol almak… Paradigmanın omurgası tam da bunun üzerine kuruludur.

Dolayısıyla şu sıralar hız verilen “UYUŞTURUCUYA, FUHUŞA ÇETECİLİĞE HAYIR!” eylemleri, paradigma piramidinin ilk basamağı olması hasebiyle dikkatle izlenmeyi daha fazla hakkediyor. Çünkü “Meclis tesis etmede” yeterli olduklarına inandıkları noktada farklı yansımalar da ortaya çıkacaktır. Örgütün “Dominant” karakteri göz önüne alındığında “Öz savunma” dedikleri “Mahalle baskısına” hatta ötesine yöneleceklerini öngörmek zor değildir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.