Selam Size Ey Direnişin Çocukları!

Selam olsun size ey direnişin çocukları! Selam olsun sizlere ey küfür yönetiminden, tuğyan iktidarından, diktatörlerden özür dilemektense şehit olmayı, göğsünü gere gere ölüme koşmayı tercih eden; tağuttan sözlü özür dilemeyi bile mü’minin izzetine aykırı gören büyük şehit Seyyid Kutub’un çocukları!


Selam olsun sizlere ey Hasan el-Benna’nın çocukları! O Hasan el-Benna ki; Allah’ı hayat için gaye, Resulullah’ı biricik önder, Kûr’an’ı yegâne nizam ve anayasa, şerefli bir cihadı direnişin tek meşru yolu kabul etmiş ve bu uğurda ölmeyi, öldürülmeyi, şehadeti en büyük mutluluk bilmişti. O Hasan el-Benna ki mübarek kanıyla Mısır firavunlarının tahtlarını sarsmış, şehit bir öndere sahip büyük bir dava bırakmıştı Mısır’ın ve dünyanın aziz halklarına...
Selam size ey direnişin çocukları! Sizler, zillet altında yaşamaktansa izzetle ölmeyi taraftarlarına tavsiye eden aziz İslam’ın müfessirleri oldunuz. Kanlarınızla bu yüce ilkeye hayat verdiniz!


Selam size ey direnişin çocukları! İslam ümmetinin onur ve izzetine ne kadar düşkün olduğunu; adalet, özgürlük, insani ve İslami değerler, ahlaki erdemler uğruna her türlü fedakârlığı yapabileceğini, göğsüne saplanan zalim kurşunların üzerine güle oynaya gidebileceğini bütün dünyaya kanıtladınız.
Kanın kılıca galip geldiğini, geleceğini; baskıyla, terörle, şiddetle İslam davasının evlatlarının asla sindirilemeyeceğini ispatladınız.


Mübarek kanınız, doğranmış kanlı bedenleriniz barbar Batının yüzündeki sahte özgürlük ve adalet perdesini paramparça etti. Mazlumiyetlere, zorbalıklara, zulme kör; zulüm düzenlerinden ve diktatörlerden medet uman o pis, çıkarcı, bencil yüzler tüm iğrençliğiyle ortaya çıktı.
Selam olsun size ey direnişin çocukları! Direnin! Allah aşkına direnin! Kavurucu sıcağa rağmen, dünyanın kahredici ilgisizliği ve sessizliğine rağmen, ümmetin içine düştüğü derin gaflete rağmen direnin! Allah’a dayanın ve direnin! Sırtınızı sadece Rabbinize dayayın, sadece ona güvenin ve direnin!


Direnişten başka çareniz yok çünkü. Direnişten başka yol yok... Dünya ve ahirette izzet istiyorsanız, şeytanın hizbinin esiri olmak istemiyorsanız, mü’mince yaşamak istiyorsanız, cennet kapılarının ardına kadar önünüzde açılmasını istiyorsanız, peygamberler ve meleklerle yoldaş olmak istiyorsanız direnin!


Direniş size izzet getirecektir! Direniş size kurtuluş getirecektir! Direniş size hür, adil, Muhammedi bir dünya bahşedecektir! Özgür halkların tarihi yolunuza ışık olsun. Onlar direndiler ve kazandılar. Müslüman Lübnan halkı direndi ve işgalci siyonistleri topraklarından kovdu. Filistin’in cesur Müslümanları direndiler, zorba İsrail’e boyun eğmediler ve ümmete onur, izzet dersi verdiler. Ve zorba Rusya... İki asırdır bir avuç Çeçen mücahitle baş edemiyor. Kürdistan’ı düşünün, doksanlı yılların Kürdistan’ını...


Bölge Müslümanları güçsüz ve sahipsizdiler. Allah’tan başka dostları yoktu. Bin bir hile, tuzak ve zorbalıkla sindirilmeye çalışılıyorlardı. Derin güçler, Komünist ulusalcılar el ele verip onları imha etmek istiyorlardı. Lakin direndiler onlar. Allah’a dayanarak direndiler ve izzetli bir hayatın sahibi oldular.


Düşman kılıcın kana galip gelemeyeceğini biliyor. Sizi sindirmek, direnişten vazgeçirmek istiyor.
Ey direnişin çocukları! Direnin! Direnişinizle mazlum İslam ümmeti için bir ümit olun! Direnin! Direnişinizle Müslüman halkların uyanışı ve vahdeti için bir vesile olun! Direnin! Direnişinizle Mısır’ın semalarında İslam güneşinin doğuşunu ümmete müjdeleyin...
Selam olsun size ey direnişin çocukları! Ümmet zaferiniz için dua ediyor. Gözyaşları içinde, umutla zaferinizi bekliyor!

Önceki ve Sonraki Yazılar