Abdulhakim SONKAYA

Abdulhakim SONKAYA

Sıcağı sıcağına…

Küçük hacmine rağmen virüs, dünyayı etkisi altına aldı. Şimdi bir sürü tedbir alınıyor.

Bu tedbirlerin bu şekilde uzun süre devam etmeyeceğini söyleyelim. Çünkü dünya zaten bir küreydi yetmezmiş gibi bir de küreselleşti. Onun için bu önlemler insanların başına başka dertler açacak. İki tarafı keskin bıçak yani.

Bir iki ay içinde her şeyin normale dönmesi umut ediliyor. Neye dayanarak bunu söylüyorlar, tabi ki sıcaklıkların artmasına…

Şimdi sıcaklık derde deva…

Sıcaklık virüse karşı en etkili çözüm.

Bir de virüsün en önemli belirtisi vücut ateşinin yükselmesi…

Ama kendisi sıcaklıktan fena halde korkuyor.

Madem sıcaklık özellikle güneş, virüsün düşmanı, gelin sıcaklığa etki eden faktörleri görelim;

Sıcaklık geliş açısına göre değişir, eğim arttıkça sıcaklık artar. Eğim ve açı azaldıkça sıcaklık azalır. Demek ki insanların şimdiden sıcaklığı almaları için hayata, birbirlerine karşı eğilimli olmaktan vaz geçmeleri gerekir. Doğrudan ve dik bir açıyla sıcaklıklarını, ilgilerini, muhabbetlerini yansıtırlarsa ortamın sıcaklığı artacak bu da virüsü zor durumda bırakacaktır.

Yükseklik-rakım sıcaklığı düşürür. Her 100 m yükselişte yıllık ortalama sıcaklık 0,40-0,55 derece azalmaktadır. Demek ki sıcaklığı artırmanın bir yolu da sürekli yüksek rakımlı yerlerde bulunmamaktır. Hayattan, insanlardan kopuk, tepeden bakmak, yüksek rakımlı yerlerde olmak sıcaklığı düşürür. Virüs için yazın gelmesi beklenir; ama insanlar bayramda tatilde serin yerlere kaçar. Oysa sıcaklık muhabbet içindir. Kaçmak için değildir…

Dağların güney yamaçları diğer yamaçlarına göre daha sıcaktır. Dağların kuzey yamaçları karlı iken aynı dönemde güney yamaçları yemyeşil olabiliyor. Çünkü güney bizde kıbledir. Kıbleye dönmek buralarda sıcaklıkla, muhabbetle eşdeğerdir.

Virüs sıcaklığı sevmez, soğuğu sever. Rahmet, sevgi, vicdan sıcaklığı artıran diğer faktörlerdir.

Ateşin harareti bir de hamiyeti vardır. Hararet sıcaklık, hamiyet ısıdır. Sıcaklık ile ısı birbirinden farklıdır. Hararet sıcaklığın içerde kalması iken ısı, sıcaklığın dışarıya yansıyan kısmıdır. Yani sıcaklığı dengelemek için ısıtmak gerekir. Mertliğiyle, sevgisiyle, rahmetiyle insan etrafına ısı verirse sıcaklığı dengelenir, içindeki sıcaklık ateşe dönüşmez. Virüs insanların içinde ateşi yükseltiyor. Buna bir önlem olarak sıcaklık-ısı dengesinin sağlanması gösterilebilir.

Cehennem ateştir; ama cehennem bu dengeyi sağlayamayanlar içindir. Bu nedenle Hak Teâlâ hem cehennemin sıcaklığından-hararet(Tevbe:81) hem de ısısından-Hamiyet(Karia:11) bahsetmiştir.

"Bu sıcakta savaşa gitmeyin" dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır."(Tevbe, 81) İşte böyle bunlar ateşi ısıya çevirmeyenlerdir. Bu nedenle ateş içlerinde kaldı. Onlara cehennem ateşi oldu. Oysa ateş ısıya dönüştüğünde güzel bir sıcaklıktır, muhabbettir, aşktır, ruh ve enerjidir…

Cehennem, sıcaklık-ısı dengesini ayarlayamayanlar içindir. Virüsün de böyle bir yönü vardır, sıcaklıkta erir. Ama sıcaklık eğer ısıya dönüşmezse bu ısı etrafa bir enerji olarak yayılmazsa insanın içinde kalarak ateşini yükseltir.

Virüs 21 derece sıcaklıkta dağılır; ama bulaştığı insanlarda harareti bilmem kaç dereceye çıkarır.

İstatistiklere göre virüs kadınlara daha az bulaşıyor ve daha az etki yapıyor. Bunun farklı sebepleri olabilir; ama bunun da sıcaklıkla alakası vardır. Zira kadın sıcaklığın muhabbetin sembolüdür. Kadın bu sıcaklığı ısıyla dengeledi mi en sağlıklı, en emin koruyucudur. Kadın bu rolü kendinde bulacak erkek de bunu teslim edecektir. Muhabbet oda sıcaklığını artırdığı için bu da virüse karşı en etkili en sıcak mücadele yöntemlerinden biridir.  

Hâsılı kelam virüse karşı sıcağı sıcağına çözüm sıcaklıktır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.