Zülküf RÜZGAR

Zülküf RÜZGAR

Uyuyan Ümmetin Yetim Evladı: Arakan

Arakan’da Müslüman katliamı devam ediyor. Tüm dünyanın gözü önünde ve de pervasızca…

Budist yönetimin; yıllardır baskı, katliam, tecavüz ve her türlü zulmüne maruz kalmış Müslüman bir halk… Arakan Müslümanları; yıllardır, Myanmar hükümeti tarafından uygulanan sistematik zulüm altında inliyor. İslam ümmetinin sessizliğinden cesaret alan zalim Budistler,  daha da pervasızlaşarak mazlum Arakanlı Müslümanları açıktan katletmeye başladılar. Soykırım derecesine vardığı herkesçe kabul edilen bu katliamlar karşısında kayda değer bir girişim yok. Zaten yıllardır Burma’da devam eden bu zulüm ve asimilasyon nihayet, tepkisizlikten dolayı bir soykırıma vardı ve bu katliamlar karşısında dişe dokunur bir girişim yok. Gösterilen tepkilere bakıldığında; ortadaki bu vahşete kıyasla çok komik kalıyor. Zaten gösterilen tepkilerin çoğu zulmü hedef almaktan çok, dostlar pazarda görsünler kabilindendir. Yani imaj kurtaramaya yöneliktir, vahşet karşısında sessiz kalmadıklarını güya göstermek içindir. Batılların, özellikle Avrupalıların tepkileri, bu kabildendir. Buradaki cunta yönetimine ABD’nin desteği de bilinen bir husustur.

Bu açık soy kırıma dünyadan somut bir tepki yok.  Çünkü Arakanlı Müslümanların petrolleri yok, yağmalanacak zenginlikleri yok, pazarlık konusu yapılacak canlarından başka bir varlıkları yok. Böyle olunca da bu olayı ranta çevirmek için bir bahane bulma ve olaya müdahil olma ihtiyacını hissetmiyor Batılılar.

İslam dünyasına gelince; adeta üzerlerine ölü toprağı serpilmiş, biri birleri ile uğraşmaktan, dünyanın ırak yerlerindeki Müslümanların bu mazlum hallerini görebilecek durumda değiller… Kimilerinin ise çok daha önemli işleri var.

Her fırsatta İslam’ın farklı şube ve fırkalarına cüzamlı muamelesi yapan ve Müslümanlar dışında herkese zeytin dalı uzatan taifeye ne demeli? Hani Budizm erdemlerle donatılmış bir ahlak dini idi? Evet, öylesine bir erdem( !) ki, Müslümanları diri diri yakan ve Müslüman çocuklarını şişe geçirip kızartan bir ahlak anlayışı… Tüm insanlık değerlerini ayaklar altına alan, vahşi canavarlara bile rahmet okutan bir zihniyet ve öğreti…

Müslümanları aforoz eden ve her fırsatta gayri Müslimlerin ayaklarını adeta yalamayı marifet sayıp dertlerine ortak olmayı bir politika olarak benimseyen bu güruhtan tık yok. Ne bir tepki, ne de bir açıklama var! Zalimlerin müstehak oldukları musibetler karşısında göz pınarlarını kurutanlar, Müslümanlara gelince her ne hikmetse akıtacak gözyaşı bulamazlar. Çünkü gözyaşı bezlerinin hassasiyeti iman ile terbiye edilmemiş, balans ayarı iman hassasiyeti ile yapılmamış.

Arakan’da insanlar katledildikten sonra tüm mal varlıklarına el konuluyor. Alenen Müslümanlar camiler ve okulların içerisinde ateşe veriliyorlar. Elleri bağlanan çocuklar diri diri ateşe atılıyorlar. Ya da elleri bağlandıktan sonra boğulmaları için suya atılıyorlar.

Müslümanlar bu ülkede diri diri yakılırken, Budistler bir yandan bu vahşeti yapadursunlar, diğer taraftan tutuşup can havli ile kaçan mazlumların bu halini eğlence konusu yapıp hatıra niyetine kameralara kaydediyorlar. Kılıç ve palalarla insanlar bitki gibi doğranıyor. Ortadoğu ve diğer İslam beldelerinin sorunlarına çeşitli bahanelerle müdahil olan Küresel aktörler, her zamanki gibi kör ve sağır kesilmişler ve Müslüman katliamı karşısında bıyık altından sırıtıyorlar. Suriye’deki olaylara insani kaygılarla müdahil olma yalanını uyduran küresel aktörler, Arakan’daki soykırım konusunda ise nedense insani kaygıları akıllarını uçlarından bile geçirmiyorlar ve insan hakları maskesi arkasına sakladıkları rezil yüzlerini ifşa ediyorlar.

Yasaklar ülkesi Arakan’da, Müslüman halkın evlenmesi, eğitim alması, seyahat ve daha bir çok insani hakları sıkı kontrol altında. Adeta hayat buradaki Müslümanlar için zindana çevrilmiş. Burma’da, başta İslam dünyası olmak üzere tüm dünyanın sessiz izleyişi arasında gerçekleşen katliamdan kaçan Müslüman mültecilerin sayısı 700 bini aştı. Mültecilerin büyük kısmı yiyecek bulabilmek için dilenirken, tecavüze uğramamak için birçok genç kız kendini denize atıyor. Bangladeş’teki geçici kampta kayıtlı olmayan binlerce Burmalı mülteci gıda yardımı alamıyor. Mültecilerin yüzde doksan beşi ise yemek yiyebilmek için ödünç bir şeyler isteyip dileniyor.

Müslümanların üzerlerine ölü toprağı serpilmiş bu hallerinde cesaret almış olacaklar ki, bu sefer Hindular Müslüman katliamına başladı.

Hindistan`da aralarında altı aylık bir bebeğin de olduğu 32 Müslüman vahşice katledildi, evleri yakıldı, 50 binin üzerinde insan bu mübarek Ramazan’da mülteci oldu. Ve son gelen haberlere göre; hem ölü sayısı, hem de mülteci sayısı artmaktadır.

Yerkürede neredeyse her dört kişiden birisi Müslüman iken, Müslümanlar maalesef bu korkunç zulümler altında ezilmektedir.

Müslümanlar arasında ümmet ruhu ve vahdet olmadıkça, bir vücudun azları olma şuuruna varmadıkları müddetçe, hiçbir ahlaki ve insani değer tanımayan, sadece gücü kutsayan zalimlerin zulümlerine maruz kalacaklardır.

Tüm Müslümanların, dünyanın en ücra köşesinde yaşayan Müslümanların yaşadığı coğrafyaları evinin içi gibi görüp sorunlara bu hassasiyet ve şuur ile yaklaşmaları temennisi ile…

Önceki ve Sonraki Yazılar