Esra GÜLŞAHİN

Esra GÜLŞAHİN

Vakit Okuma Vakti! İkra!

Oku emriyle başlıyor Kur’anî kelam. “Oku” emrini dimağlarımıza işliyor ayet. Hayatımız boyunca yasaklarından kaçınıp, emrettiklerine tutunup bizi bu kıvama getirecek olan Kur’an’ın ilk emri ‘Oku!’ dur. Muhatap olan insansa bu emri uyguladığı müddetçe diğer emir ve yasakları hakkıyla yerine getirebilir. Okuyarak yeni bilgiler edinme, öğrendikçe daha çok amel etme seviyesine yükselir. Okumanın önemi üzerine ciltler dolusu kitap yazılabilir. Bizi diğer varlıklardan ayıran en önemli özellik akıldır. Bu aklı bilgilerle donatmak daha çok çalışmaya iter. Yeni şeyler üretme adına, yeni fikirler ortaya koyma pahasına büyük faydası olur. Hep kulaktan dolma, kulaktan kulağa sürüklenen, hep aynı fikirle dolaşan ve yeniliğe dair bir şeyin olmaması çok okumuşluğun olmamasından kaynaklanır.

Okumak bir su, ekmek gibi büyük ve zaruri ihtiyaçken bir ömrü okumadan uzak geçirmek susuz, ekmeksiz kuru bir hayata benzer. Ne yazık ki okumanın faydası bu kadar barizken okuma oranlarında büyük bir artış gösterilmiyor. En canlı örneğini çevremize baktığımızda dahi görebiliriz. En önemli belirtisiyse cümle içinde kullanılan ve bilgiye dair bir konuda ‘duydum’ kelimesini kullanmaktır. Genel bir konuşma içerisinde ‘duydum’ yerine ‘okudum’ kelimesi çok nadir geçer. Bu da toplum olarak okumadan ne kadar uzak olduğumuzu gösterir.

Duymak, kulaktan kulağa erişinceye kadar farklı kılıfa girmiş olabilir. Aslından koparılmış bir bilgi olabilir. Sadece kulağınla şahit olup birebir gözle de temas etmediğin bir bilgi kirliliği olabilir. Fakat okuyunca insan gözler şahit olur. Birebir bilgiyle muhatap olunur. Ve belki o bilgi aslıyla algılanır.

Eline hiç kitap almamış biri ‘hiç sevmiyorum okumayı, sıkılıyorum’ derken, yüzlerce kitapla hemhal olmuş birisi ‘okumadan nasıl yaşanır’ düşüncesini giydirir diline. Her iki düşünce de vardır fakat ikinci düşüncede olmak o kişinin elindedir. Elbette okumayı sevmek ve sevmemek kitapla aradaki bağı etkiler. Bu açıdan okumayı sevmek büyük nimettir. Sevmeyen kişilerse bir iki kitap okumuşluğundan yola çıkarak hep ‘sıkılıyorum’ sözünü pelesenk edip bu sözün arkasına sığınırlar. Tüm kitaplara önyargıyla yaklaşılır ve sevmek için bir çaba olmazsa bahaneler artarda gelecektir. Haliyle sonrasında yılları bilgisiz geçmiş kuru bir hayat... İstek olursa çaba olur. Gayret olursa sevme konusunda, kitap okuyan kişi ya da büyüklerden yardım istenir. Bu okuma alışkanlığının kazanılması için elinden geleni yapar insan. Ve hiç kitap okumayı sevmeyenler sonrasında ‘kitap kurdu’ olup çıkarlar. ‘Eskiden hiç sevmezdim’ sözünü şimdi ‘kitap olmazsa olmaz’ sözüyle değiştirmişlerdir. Çünkü kitap hayattır ve bu ab-ı hayattan her insanın faydalanması gereklidir. Bilgilenmek şarttır; hayata daha farklı pencereden bakıp, dünya tarlasında daha güzel ve faydalı ameller inşa etmek için.

Peki nasıl okuma? Belki de okuma gerekliliğinin en zaruri cümlesi. Malumdur ki, insanın hayatını uhrevi anlamda büyük bir değişime sokup o hayata milat olacak kitaplar varken, ahlak dışı olup özenti bataklığında bir ömrü heba edecek kitaplar da mevcuttur. Romanlar en çok tesir edendir. Oradaki rol ve karakterler bir örnek oluştururcasına etki eder. Bu açıdan nasıl okuma sorusuna verilecek en güzel cevabı Allah-u Teala verip bize yine bir yön belirliyor. “Allah’ın adıyla oku...’’ Bir kitaptaki seçim elbetteki Allah için olunca o kitap bu ayeti içerir inşallah. Bu açıdan seçtiğimiz kitaplar etkisiyle kalmaz amel boyutune intikal eder. Bu açıdan ‘İkra’ ayetinin devamını bir bütün olarak ele almalıyız.

Tatiller büyük bir kitap listesi oluşturup okumak için fırsattır. Kitapla birlikte dinlenmek, kitapla birlikte seyahat etmek güzel bir zevktir. Elbette kitap sevenler için bu böyledir. Fakat kitap sevmeyenlerse bu tatil fırsatıyla, sevmek için bahsettiğimiz gayreti kuşanıp, istişare edilen bir kitapla vira bismillah diyebilir. 3 aylık bir tatil diliminde (bilhassa genç kardeşler) bir kitap programı hazırlanabilir ya da varolan programın daha çok üzerine düşülebilir. Yük olmayacak kadar küçük, dert olmayacak kadar huzurlu, sıkıntı yapmayacak kadar meyve hükmündedir kitaplar.

Yaz tatili programının içine kitap okuma programını da dahil etme vakti. Vakit okuma vakti...!

Baki Muhabbetle...

Önceki ve Sonraki Yazılar