Abdulhakim SONKAYA

Abdulhakim SONKAYA

Zerre bombası mı Zürriyet bombası mı?

 Zerre, atom manasındadır. Batı dünyası, Rusya, erken zamanda zerre teknolojisi elde ederek İslam dünyasına karşı görece bir üstünlük sağladılar. Bu bir gerçektir. Batı medeniyeti bir zerre medeniyetidir. Zerre, küçücük bir parça olmasına rağmen içinde büyük bir enerji ihtiva ediyor. Batı, zerre-atom bombası elde edince bu manada İslam dünyasına karşı bir üstünlük elde etti. Şuan dahi Avrupa, Rusya, israil bu stratejik silaha güvenerek İslam dünyasına karşı üstünlüklerini devam ettireceklerini hesaplıyorlar.

Siyonist israil başbakanı Netenyahu bir konuşmasında “İslam, teknolojiye yenik düştü” türünden bir şeyler söyledi.

Rusya devlet başkanı Putin'in de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Rusya'nın nükleer silah kullanma ihtimalini gözardı etmemesi konusunda uyardığı iddia edildi.

Açıkça dile getirsinler veya getirmesinler, biz biliyoruz ki batılılar nükleer silahları, zerre bombasını İslam dünyasına karşı hâkimiyetlerinin bir sigortası olarak görüyor. Gerektiğinde bunu kullanmaktan geri durmayacakları imasında bulunuyorlar. Peki, bütün bunlara karşı İslam dünyasının elinde bunu dengeleyecek stratejik bir silah yok mu? Varsa nedir?

Batı, zerre enerjisini elde etti. Fakat bir gerçeği göremedi. Kur'an-ı Kerim'de “her kim zerre kadar hayır işlerse onu görecek. Her kim de zerre kadar kötülük işlerse onu görecek”(Zilzal:7-8) buyrulur. Zerre, en hafif ve en küçük parçacık olarak kabul edilir. Oysa zerre aynı zamanda atom demektir. Binaenaleyh insanın standartlarına göre zerre kadar küçük bir hâyır, atom etkisi yaparak büyük bir enerji ortaya çıkarabilir. Yine insanın standartlarına göre zerre kadar küçük bir kötülük, atom gibi patlayarak büyük bir tahribata yol açabilir. Buna göre batılılar zerreden bomba(kötülük) imal ettiler. Zerre enerjisini elde ettiler ama zahirde küçük, pahada ağır günahlar ve veballer işlediler. Allah'ın kendilerine bahşettiği güce güvenerek her günahı zerre gibi basit ve küçük gördüler. Silaha gelince zerreyi büyük gördüler. İnsanın fıtratına ve hayattaki ilahi yasalara göre “Kebair-büyük” olan birçok fiili zerre gibi basit ve önemsiz hatta normal telakki ettiler. Biz onlara bunu hatırlattığımızda bizi “özgürlüklere” karşı gelmekle suçladılar. Fakat iş, hiç de sandıkları gibi değildi. Yüzleşmek istemeseler de şimdi hakikati gördüler, ama artık geri dönülmez akşamın ufkundalar.

Biz faizi büyük bir zulüm ve cüret olarak görürken onlar bunu “paranın kirası” olarak ifade ettiler. Buna bilimsel zırvalarla kılıf uydurmaya kalkıştılar. Biz zinanın toplumu bitireceğini söylerken onlar buna “aşk” ismini verdiler. Ve sonunda bedelini ağır ödediler. Zerre enerjisi onları fena halde çarptı.

Allah (cc), riba'nın “Kendisine ve Resulüne karşı savaş açmak” (Bakara:279) anlamına geldiğini buyurmasına rağmen onlar ‘riba'yı bir sistem olarak kullanma cüretini gösterdiler. Allah'a savaş açmanın tahribatını ve yıkımını kim nasıl takdir edebilir? Evet, bugün İslam âleminde savaş ve çatışma var ama bu, Avrupalıların Allah'a açtığı sessiz ama açık savaş türünden bir şey değildir. Dolayısıyla bu savaşların tahribatı ve yıkımı çok hızlı bir şekilde onarılacaktır. Ama Batılılar Allah'a sessiz ve cüretle savaş açmanın bedelini çok ağır ödeyeceklerdir. Bu onların soyunu sopunu kuruttu, aile mefhumu batıda darmadağın oldu.  Zerre enerjisi zinhar böyle bir cürete yol açmamalıydı. Bunun bedelini daha da ödeyecekler. Bunun acısı zürriyetlerinden ve sülalelerinden çıktı ve çıkıyor. Çünkü zerre ve zürriyet aynı köktendir. Öyle ya zürriyet sağlam ve güçlü oldu mu, zerre enerjisi ne ki, zürriyet enerjisi kâinatın en güçlü silahıdır. Evet, Müslümanların elinde zerre bombası yok ama zürriyetlerini kurtarmayı başardılar. Rusya'da, Avrupa'da zerre bombası varsa İslam âleminde de zürriyet bombası vardır. Müslümanlar savaşıyor ama Allah'a alenen savaş açma cüret ve küstahlığında bulunmuyorlar. Netenyahu, “İslam teknolojiye yenildi” diyor. Ama üstün israil zekâsı her zaman delici değildir, çoğu zaman duvara tosluyor. Müslümanlar şuan teknolojiden mahrumdur ama toplumsal ve bireysel düzeyde fıkıhlarından vazgeçmemenin muazzam nimetini devşiriyorlar. Hiçbir şey olmasa da Müslüman ve mücahit Filistin halkının zürriyeti senin zürriyetini yutacak, ne yapacaksın? Zerre bomban ne halt edecek? Bunu şuan sen de görüyorsun ama yakında itiraf etmek zorunda kalacaksın.

Putin efendi, dokuz milyon kadın fazlası olan Rus nüfusuyla bakalım ne yapacak? Zürriyeti kurumuş bir toplumun elinde zerre bombası ne işe yarayacak? Rusya zerreye güvenmeyi bıraksın da zürriyetinin derdine düşsün. Ama korkarım ki artık iş işten geçti.

Hâsılı Müslümanların zerre gücü, mübarek zürriyetleridir. Gelecek de zerrede değil; zürriyette saklıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.