M. Müfit YARAY

M. Müfit YARAY

CHP neden başarılı olamadı?

CHP neden başarılı olamadı

30 Mart seçimleri nihayet bitti. Her seçim sonrası gibi bazıları kazandı bazıları kaybetti. Kılıçdaroğlu, “ oylarımızı metropollerde artırdık” diyerek, kendini seçimlerden başarılı çıkmış ilan etti bile.

Hâlbuki 30 Mart seçimlerinin hiç şüphesiz en açık mağlubu CHP oldu. CHP’nin büyük umutlar bağladığı Kemal Kılıçdaroğlu ve onun Cemaat- MHP açılımı tam bir fiyaskoyla neticelendi. Öyle görülüyor ki CHP’nin bu mağlubiyeti önümüzdeki günlerde CHP içindeki tartışmaları ve yeni bir lider arayışını yeniden kızıştıracaktır. Akla gelen ilk isim Sarıgül. Ancak hem İstanbul hem Şişli başkanlığını kaybeden Sarıgül’ün en büyük hayali olan CHP başkanlığı için büyük bir yara aldığı ortada. Ama Sarıgül’ün elinde hiçbir şey yokken CHP liderliğine nasıl asıldığını bildiğimize göre, İstanbul’da aldığı % 40’lık oy oranını kendine basamak yaparak CHP liderliğine soyunacağını tahmin etmemiz her halde çok zor olmayacaktır. Bu durumda seçim mağlubiyetinin faturasının Kılıçdaroğlu’na kesilmesi pek muhtemeldir. Burada merak edilen Kılıçdaroğlu’nun, Sarıgül’e ne kadar direneceğidir. Bütün bunlar gösteriyor ki CHP seçimlerden sonra en çok tartışılan parti olacak, ama zaferleriyle değil mağlubiyetleri ve mağlubiyetinin sonuçlarıyla.

Peki, ama bunca çabaya, sosyal medyadaki algı ve Paralel yargının yardımıyla yapılan yolsuzluk operasyonlarına ve koparılan bunca kıyamete rağmen neden başarılı olamadılar?

Sanırım işin sırı bu entellerin vatandaşı küçümseyen, hiçbir şey anlamayan koyun sürüleri gibi gören bakış açılarında saklı.

Onlar milletin büyük çoğunluğunu oluşturan halk yığınlarını hiçbir şey anlamaz, bilmez, yorumlamaz haşa geri zekalılar olarak görüyorlar. Kendilerine gelince, onlar komünizm ve sosyalizmin felsefeleriyle ufuklarını aydınlatmışlardı ya, öyleyse onlar her şeyi bilir, her şeyi en iyi düşünür ve en doğru analiz ederlerdi.

Halbuki, seçim sonuçlarına baktığımız zaman toplumun halkın aslında olayları çok iyi okuduğunu, sezgilerinin çok sağlam olduğunu ve bunca bilgi kirliliği, dezenformasyon çabaları ve sosyal mühendislik girişimlerine rağmen doğru tespitlerle doğru sonuçlara çok rahat bir şekilde ulaştığını kolayca ifade edebiliriz.

Öyle ki halk, seçim özgürlüğünün olmadığı yerler hariç(çünkü buralarda sandık güvenliğinden ve seçmenin hür iradesinden söz etmek mümkün değil) yapılan her operasyonu, ortaya atılan her yeni bilgiyi, sağduyularıyla süzgeçten geçiriyor; kimini önemsiyor, kimini eliyor, farklı gibi gözüken bazı olayları vicdan terazisinde tartıp, ince bir zihin yürütmeyle birleştirip köşe yazarlarına taş çıkartacak bir ustalıkla sonuca bağlıyor.

İşte halkı asla anlamayan ve böylece halktan asla istedikleri oyu alamayan CHP’li solcu entellerin ve onlarla ittifak halinde olan Gülen gurubunun asla nasıl oluştuğunu anlayamadıkları kamuoyu bu şekilde sağlam oluşuyor.

Bu seçim sonuçları göstermiştir ki halktan oy almak isteyen her partinin öncelikle halkın bu güçlü sezgilerine inanması ve halkın pirim vermediği her türlü görüş ve davranıştan uzak kalması gerekmektedir. Aksi takdirde ne yaparlarsa yapsınlar asla umdukları teveccühü haktan göremeyeceklerdir. Çünkü bu seçim sonuçları göstermiştir ki;

1.Halk asla kendisini küçümseyenlere, ötekileştirenlere ve ikinci sınıf muamelede bulunanlara prim vermiyor.

2.Halk kendisi çok dini yaşamasa bile asla dine saygısızlık yapanlara, küçümseyenlere, inançlarıyla alay edenlere prim vermiyor.

3.Halk, etnik kimliği ne olursa olsun etnik kimliğini küçümseyenlere, Allah’ın kendisine doğarken verdiği kutsal hakları örneğin ana dilini, ırkını, kültürünü küçümseyenlere bu konularda kendisine baskı yapanlara, sadece ırkından dolayı birilerini kendisinden üstün ve ayrıcalıklı tutanlara asla prim vermiyor.

4.Halk sanılanın aksine lafa değil faaliyet ve hizmetlere önem vermektedir. Hiçbir proje üretmeden sadece kuru laf çokluğuna dayanan politikalara halk asla prim vermiyor. Hatta sadece proje üretmek bile halka yetmiyor, halk aynı zamanda proje sahiplerinin kamuoyuna sundukları projeleri yapabileceklerine de kendisinin inandırılmasını istiyor.

5.Halk, Çok zıt fikirlere sahip olsalar bile yeri geldiğinde doğrulara doğru, yanlışlara yanlış diyebilecek bir siyaset anlayışına çok önem vermekte ve toptancı anlayışlara asla prim vermemektedir. Örneğin CHP’nin AKP’ den, MHP’nin BDP’den ne gelirse gelsin her zaman karşı çıkmak gerekir anlayışı halkın en çok nefret ettiği ve asla prim vermediği bir anlayış. Ancak sağlıklı muhalefet etmekten yoksun olan muhalefettin yaptığı en kolay muhalefet rakip partiden ne gelirse gelsin karşı çıkmak oluyor. Bu da erdemli siyaset bekleyen halk yığınlarının onların isimlerinin üzerine bir çizik çekmesine sebep oluyor.

CHP neden başarılı olamadı

Önceki ve Sonraki Yazılar