Direniş İsrail'i Ürkütüyor

Direniş İsrail’e zor zamanlar yaşatıyor. İsrail halkı ve devleti panik içinde… Batılı, hatta İsrailli bazı uzmanlar daha gür bir sesle on yıl sonra İsrail diye bir devletin olmayacağını söylüyorlar. İsrail halkı da buna inanıyor. O yüzden bir göçmenler ülkesi olan İsrail’den tersine göçler başladı bile… İsrailli devlet adamlarının, siyasetçilerin tüm çabalarına rağmen nüfus azalıyor, toplumsal huzursuzluk artıyor, İsrail küçülüyor…
 
Dünya imparatorluğu, Dicle’den Fırat’a, Şam’dan Urfa’ya uzanan kutsal toprakların hâkimiyeti hayalleri kuran Yahudiler sıkıştıkları Filistin’de tutunmaya çalışıyorlar artık.

İsrail’in en yakın müttefiki olan Mısır, Müslüman idarecilerin eline geçmek üzere. Ordu, medya ve sermaye çevreleri direnmeye çalışıyorlar ama artık çok geç. Ok yaydan çıktı. Ümmetin diriliş ve direniş seli karşısında hiç kimse duramayacak! Hasan Nasrallah’ın dediği gibi ‘Ümmet için yenilgi dönemi kapanmıştır. Zafer dönemi başlamıştır…’ Batının tüm çırpınışları, hileleri, tehditleri, güç gösterisi, ümmetin arasında fitne çıkarma teşebbüsleri, derin komplolar; direniş cephesinin ümmetin gözünden düşürülme kampanyaları… hepsi boşuna… Muhammed’in ordusu Hayber kapılarına dayandı Allah’ın izniyle!

Yemen, Ürdün, Irak, Bahreyn, Tunus ve hatta Suudi… Muvahhid Müslümanlar her yerde sokaklarda. Zalim diktatörler, hain krallıklar, Amerika ve İsrail’in kapı kulları, Ümmetin öfkesinden kurtulamayacaklar. Bu arada Türkiye’yi ve özellikle Türkiye Kürdistan’ını unutmamak lazım… Müslüman halk büyük bir aşkla, şevkle Mustazaflara koşuyor… Açık alanlarda kutlanan bayram merasimlerine büyük teveccüh Müslüman halkın milliyetçilerden, laikçilerden, batıcılardan, Kemalistlerden, din taciri kapitalist muhafazakârlardan ümidini kesip iyilere yöneldiğinin; onları Allah’a, İslam’a, vahdet ve kardeşliğe, adalete çağıran Mustazaflara kucak açtığının ispatıdır.

Evet, direniş cephesi İsrail’i ürkütüyor demiştik. Son haftalarda yaşananlar İsrail’in ürküntüsünü paniğe çevirdi. Dünyanın altıncı ordusu olmakla övünen, yenilmez, demir kubbe savunmasıyla hava sahasını ihlal edecek bir iğneyi bile tespit edip imha edecek İsrail, direniş cephesinin son atakları karşısında şaşkın ördeğe dönmüş durumda.

Önce Hizbullah İsrail’i şaşkına çevirdi. İnsansız casus uçağını İsrail hava sahasına gönderdi. Uçak tam yarım saat İsrail üzerinde uçtu. İsrail’in nükleer santrallerine kadar gitti. Nükleer bilgiler dâhil İsrail’e ait birçok askeri bilgiye ulaştı ve bu bilgileri Hizbullah’a ulaştırdı. İsrail uçağın nereden geldiğini bile belirleyemedi ve ancak yarım saat sonra düşürebildi.

Bir düşünün bu uçak bombalarla dolu olsaydı ve bu bombalar İsrail’in nükleer tesislerinin üzerine boşaltılsaydı.
Direnişin ikinci büyük başarısı Hamas ve İslami Cihat cephesinden, yani Gazze’den geldi. İsrail uçaklarının Gazze’yi bombalamasına misillemede bulunan Hamas ve İslami Cihat, İsrail topraklarına yüzlerce füze fırlattılar. Düşman füzelerini havada imha etme kabiliyetine sahip demir kubbe savunma sistemiyle böbürlenen, yenilmezlik pozlarına bürünüp kendi halkını kandırmaya, uyutmaya çalışan İsrail bu füzelerden onlarcasının kendi topraklarına düşmesine engel olamadı.

Ümmeti kurtuluşa götürecek asıl savaş Filistin toprakları üzerinde yaşanıyor. Ümmetin kaderini belirleyecek savaş bu savaştır. İsrail, Batının İslam topraklarındaki ileri karakoludur. Ümmetinin kalbine saplanmış bir haçlı hançeridir. İslam topraklarındaki işgallerin, zulümlerin, fitnelerin, sapkın ideolojilerin çoğunun arkasındaki güçtür. İsrail’in yenilgisi Batının yenilgisidir. İsrail tümörünün imhası haçlı sürülerinin İslam topraklarından kovulmasını beraberinde getirecektir.

Bu ölüm kalım savaşında Batının ileri karakolu İsrail ise, Ümmetin ileri karakolu da İran İslam Cumhuriyetidir. Batı bunu biliyor ve İran’ı etkisizleştirmek için her yolu deniyor. Suriye fitnesi ve bu fitnenin bertaraf edilmesinde İran’ın gevşek davranması Batının eline büyük bir koz verdi. İran bizce burada ictihat hatası yaptı, direnişi kollamak, Suriye’nin Amerikancıların eline düşmesine mani olmak arzusuyla Esat rejimine destek verdi. Direnişin maslahatıyla ilgili güvenlik politikalarını Müslüman Suriye halkını dışarıda tutmadan belirlemeliydi. Ne yazık ki olan oldu ve bu gün silahlı muhalefet büyük ölçüde Amerikancıların kontrolüne geçti. Esat rejimi döktüğü kanların içinde boğulmak üzere ve büyük ihtimalle Amerikancılar başa geçecek.
 
Çünkü muhalefetin ipleri Amerikancıların elinde, İslamcıların gücü sınırlı… Bu ise direniş için, İran İslam Cumhuriyeti için büyük bir felaket olacak; Direniş cephesiyle İran İslam Cumhuriyeti arasındaki silah sevkiyatı büyük bir darbe alacak. Allah bu fitneyi ümmetin maslahatına uygun sonuçlandırır İnşallah!

İsrail yok olmaktan kurtulmak için İslam dünyasıyla Batı arasında topyekün bir savaşın fitilini ateşlemek istiyor. En son İran’ın Sudan’da kurduğu silah fabrikasına füze saldırısında bulundu. İran bu fabrikada ürettiği silahları Suriye üzerinden Gazze’ye gönderiyordu. Allah’ın izniyle bu saldırı Sudan’ın Mü’min halkını da güçlü bir şekilde direniş cephesinin saflarına katacaktır!
Evet, kardeşler! Suriye fitnesi direniş cephesine olan ilgi ve alakamızı azaltmamalı. Ümmetin asıl savaşı bu cephede veriliyor çünkü… Büyük şeytan Amerika’nın başkanı Obama bakın bunu nasıl itiraf ediyor:
‘’ İsrail’i ortadan kaldırmak isteyen İran’ın ekonomisini yaptırımlarla felç ettik, enkaza çevirdik, para değerini % 80 düşürdük, petrol üretimini en alt seviyeye düşürdük. İran, özgür dünya için bir tehdit olmaktan çıkarılacak!’’
Önceki ve Sonraki Yazılar