Zülküf RÜZGAR

Zülküf RÜZGAR

Firavunların surlarında bir gedik açıldı, mukaddes mi mukaddes...

Güneş ülkesinin ufuklarında, firavunların piramitleri, devrim ateşi ile tutuşuyor. Zamana meydan okuyan firavunun kaleleri, Tahrir’in devrim ateşi ile yavaş yavaş erimeye yüz tutuyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve sonuçlarının açıklanması çok gidip geldi. Çok çeşitli senaryolar gündeme geldi. Ama nihayetinde seçim sonuçları açıklandı. Her şeye rağmen, tüm engelleme ve yetki budamalarına rağmen, bu cumhurbaşkanlığı seçimi Mısır, Filistin, Ortadoğu ve İslam Alemi için bir milat oldu.

Aslında asker yapmış olduğu kanunsuzlukları ve mevcut kanun boşluklarını doldurma noktasında daha da ileriye gidecek ve devrimin kazanımlarını tamamen gasp edecekti. Ama başta kefen giyen on binlerce genç olmak üzere, milyonlar meydanlara inince bu muazzam insan seli karşısında geri adım attı.

Bu gerilimli süreçte taraflar biri birlerinin nabzını yokladılar. Tüm taraflar bu ortamı nereye kadar gerebileceklerini bir nevi test ettiler. İhwan da bir kez daha hiçbir şartta Tahrir ruhunu pas geçmemesi gerektiğini gördü. Çünkü,  Mursi’ni teyyid edilen zaferi, sandıktaki oylardan ziyade, tahriri meydanında kefen giyen gençlerin omuzlarında yükseldi.

Başta askerler olmak üzere, eski rejim kalıntıları daha fazla uzlaşmacı ve yoğun askeri baskılar altında, siyasi  rotasını şaşıran, devrim ruhundan uzaklaşan bir Mursi beklerken, Mursi’nin devrimci ve statükoya meydan okuyan çıkışları birçok kimseyi şaşırttı. Özellikle yaşadığı tarihsel bazı deneyimlerden dolayı, İhwan’ın daha uzlaşmacı olmasını bekliyorlardı. Öte taraftan Mursi’ye destek veren kimi değişim yanlıları da sürece ürkek yaklaşıyorlardı. Devrimin tamlanması noktasında, Mursi’nin taşıdığı misyonun hakkını verip veremeyeceği noktasında, devrimden yana olanların bir kısmı, bazı endişeler taşıyordu.

Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi göreve gelir gelmez, İslami ilkeler, devrim sürecinin tamamlanması, Filistin davası konusunda ortaya konulacak tavır ve Yüksek Mahkeme tarafından fesh edilen  Halk Meclisini toplama gibi konularda çok önemli mesajlar verdi.  Bir yandan asker beklediği yumuşak başlı uzlaşmacı bir Mursi’yi görememenin hayal kırıklığını yaşarken, buna mukabil devrim heyecanını taşıyan kitlelerin tereddütleri de yavaş yavaş izale olmaya başlıyor.

Çok zor ve karmaşık dengelere rağmen, Muhammed Mursi bu zorlu kriz sürecini idare edebilecek bir lider olarak görünüyor. İslami kimlikten taviz vermeyen, devrimini kazanımlarına sonuna kadar sahip çıkmaya karalı, mütevazi ve Mısır tarihinde ilk defa halk adamı olan bir lider… Kararlı duruşu ile şimdiden  devrimcilerin büyük bir kısmının, İslami kesimin ise neredeyse tamamının desteğini almayı  başarmış görünüyor.

Halk artık firavunları değil, kendilerinden olan birisini, Musa’nın, Yusuf’un varisleri olan yöneticileri istiyor.

Mazlumlar ve mahrumlar, artık firavunların iktidarlarının tuğlası ve harcı olmak istemiyor.

Nüfuzlarını yitirmek istemeyen asker ve “oligarşik brokrasi” olarak tabir ettiğimiz çağdaş firavunlar, imtiyazlarının elden gitmemesi için var güçleri ile direniyorlar.

Mısır, hala yolun başında sayılır.

Mursi’nin her hamlesi halk tarafından büyük bir destek ile karşılık bulurken, firavunların cephesinden yapılan karşı hamleler, Yüksek Askeri Konsey  ve Anayasa Mahkeme üzerinden gerçekleştiriliyor.

En son, Mısır’da Cumhurbaşkanı Mursi’nin ülke meclisini fesheden kararı iptal etmesi, İslami hareketler ve devrimci gruplar tarafından memnuniyetle karşılandı.

Mısır parlamentosu, Anayasa Mahkemesi’nin kararı üzerine feshedilmişti. Mısır’ın yeni Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ise, parlamentonun yeniden toplanmasını talep etmişti. Mursi’nin talebini, Anayasa Mahkemesi reddetmişti.

Feshetme kararına rağmen, Mısır parlamentosu  beş dakikalık kısa ve sembolik bir toplantı yaptı. Böylelikle hem askere, hem Anayasa Mahkemesine, hem de Mısır halkına devrimin gerçek mecrasında olgunlaşması hususunda kararlılık mesajı verildi.

Askeri Konsey de Meclisin toplanmasına tepki gösterdi. Buna karşılık, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, “Mursi’nin aldığı iptal kararı, tıpkı Yüksek Askeri Konsey’in kararı gibi nihaidir. Ancak Cumhurbaşkanlığı makamı Askeri Konsey’den daha yetkilidir” ifadesini kullandı.

Meclisin toplanmasının; ülkede normalleşme süreci olarak algılanan bir karar olması, Askeri Konseyin yetkileri kısıtlanmasının ve Mursi’nin  bu kararının askerin kışlasına dönmesinin ilk adımını oluşturması beklenirken, tekrar statükonunu temsilcisi Anayasa mahkemesinden yeni bir hamle geldi ve Mursi’nin Meslisi fesh eden kararı geçersiz sayan kararı, iptal edildi.

Anayasa Mahkemesinin bu kararı ile yüz binler, yine sokaklara çıkıp Mursi’nin ve devrimin arkasında ne kadar kararlılıkla durduklarını bir kez daha gösterdiler.

Önümüzdeki süreçte Mısır’ı daha sıcak gelişmeler bekliyor.

Mısır’da bedel ödemeye hazır bir halk ile statükodan yana olan bazı kurumlar arasında çetin bir mücadele yaşanıyor.

Bu mücadeleyi başta Siyonistler olmak üzere, İslam ümmetinin düşmanları da büyük bir kaygı ile izliyorlar. İhwan’ın ve devrim yanlılarının her kazancı onları daha fazla endişeye sürüklüyor. Mısır’daki çıkarlarını korumak için, halka karşı savaşan kurumları gizliden destekleyerek bu kurumlar üzerinden hamle yapmaktadırlar.

Görünen o ki, herkesin elindeki ateşi ile tutuşturmaya ve manipüle etmeye çalıştığı bu savaşı,her şeye rağmen Müslüman Mısır halkı kazanacaktır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar