Gaflet Hastalığı

Bizleri Recep ve Şaban ayına ulaştıran, şu anda da Ramazan ayı içerisinde bulunmamızı ve bu manevi atmosferi solumamızı sağlayan Allah’a binlerce kez hamd olsun. Resulullah’a (s.a.v) , ehline ve ashabına binlerce selat ve selam olsun.

          Hep gafletten bahsederiz. Peki, gaflet nedir? İnsanı gaflete götüren sebepler nelerdir? Nasıl bir hastalıktır? Bu hastalıktan kurtulmak için nasıl bir tedaviye ihtiyaç vardır? Sorularının üzerinde durmak istiyorum.

        GAFLET; Bir Kur’an ve Sünnet terimi olarak, Cenab-ı Hakkı unutmak, dünya telaşı ve meşguliyeti içinde ebedi âlemi, ahireti hatıra getirmemek, madde ve dünya malı içerisinde, nefsi ve şehevi arzular peşinde koşarak manen eriyip gitmektir.

          İşlenen her günah, her haram, her kötülük Peygamber efendimizin ifadesiyle kalpte siyah bir leke bırakmakta, kalp giderek kararmakta, manevi gerçekleri göremez, duyamaz ve anlayamaz hale gelmektedir. Günlük hayatta yaşanan acımasızlık, vurdumduymazlık, anlayışsızlık, bencillik, kıskançlık, çıkarcılık, arsızlık gafletin tezahürleridir. Gafil kul tamamen dünyaya yönelir, mübah zevklerde ve halellerde aşırı gider, ibadet ve kulluk için, hayır ve hizmet için vakit ayıramaz, imkân ve emeğini bu yolda harcayamaz. Mümin kardeşinin derdiyle ve problemiyle ilgilenmek ona lüzumsuz bir yük haline gelir. Maddi yönden zenginleştikçe manen fakirleşir, ruhen topluma yabancılaşır, sadece nefsini tatmin eder.

           Gaflet, manevi hayatımızı içten kemiren bir hastalıktır. Gaflet ehli dünyaya sımsıkı sarılan, manevi hayatta tembellik, ihmalkârlık ve ilgisizliğe sebep olan tehlikeli müzmin bir hastalıktır.

           Gaflet, psikolojik bir travma olup zaman zaman ruhi bunalım, manevi tatminsizlik, ailevi huzursuzluk, hayattan nefret etme şeklinde tezahür etmektedir. En acı olan da bu hastalığa yakalanan pek çok kişinin gaflet hastalığına yakalandığının farkında olmamasıdır. Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır. “Rabbini; içinden, yalvararak, ürpererek, yüksek olmayan bir sesle sabah akşam an. Gafillerden olma.“ (Araf 205)  Yine başka bir ayette “İnsanların hesap günü yaklaştı. Oysa onlar hala gaflet içinde, Haktan yüz çeviriyorlar.“ (Enbiya 1) gibi birçok ayette Allah’u Teâlâ gaflet uykusuna karşı insanları uyarıyor.

            Tembellik artıkça ihmal, ihmal artıkça gaflet, gaflet artıkça ihanet, ihanet artıkça dalalet başlar. Dolayısıyla gaflet er geç tedavi edilmelidir. Gafletin tedavisi için ilk olarak uyanık ve diri olmak, ihmalkâr ve ilgisiz olmamak gerekir. Gafletin ilacı Kur’an ve namaz, tevbe ve istiğfar, zikir ve duadır. Gafletin aşısı ilim ve ilim meclislerine katılmak, Kur’an-i, nebevi ve manevi tavsiyeleri ameli olarak yaşamaktır. Rabbimiz Kehf süresinde “Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsi arzularına uyan, çizgiyi aşan kimselere uyma.“ diye uyarmaktadır. Allah’tan ve Allah’ın zikrinden habersiz, nefsinin kölesi olan, mubahlarda ve helallerde haddi aşan, şuursuz, ruhsuz, gayesiz, gafil kimselere uymak bizi gaflete düşürecektir.

             Gaflet ile ilgili hastalık ve tedavi yöntemlerini açıkladıktan sonra fert bazında ve toplum olarak her Müslümanın bu gaflet uykusundan bir an önce uyanması ve silkelenmesi gerekmektedir. Aksi takdirde toplum olarak şu an ödemekte olduğumuz bedellerin daha ağırını ödemek zorunda kalabiliriz. Müslüman geçlerin gaflet hastalığına yakalanmaları, toplumun geleceğini tehdit eden ciddi bir problem olarak orta yerde duruyor. Okumayan, çalışmayan, düşünmeyen; sadece gününü gün eden, hayatı sadece oyun ve eğlenceden ibaret olan bir gençlik, toplumun selameti için hiç de hayırlı değildir.

              Gafletin en kötüsü ve en acısı yöneticilerin gafletidir. Sadece dünyevi ve maddi istikbali düşünen, uhrevi ve ahlaki ölçüleri ön plana almayan ve bu sebeple harici ve dâhili düşmanların oyununa gelen gafil yöneticiler sebebiyle günümüzde şahit olduğumuz gibi toplumlar zaman zaman ağır bedeller ödemek zorunda kalmışlardır.

               Manevi hayatımızı tehdit eden gaflet hastalığına karşı topyekün seferberlik ilan etmeli, manevi hayatımızın düşmanı olan gaflete, ilim ve irfan silahıyla karşı koymalıyız. Vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar