Zülküf RÜZGAR

Zülküf RÜZGAR

Haçlı Vahşeti

Yıllardır terör devleti Amerika’nın başını çektiği Haçlılar, bütün uluslararası anlaşma ve teamülleri ayaklar altına alarak ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ediyor. Çeşitli ülkelerde bulunan üslerden kalkan insansız hava araçları, dünyanın muhtelif bölgelerindeki insanları katlediyorlar. Kadın, çocuk, ihtiyar ayrımı yapılmadan herkes bu cinayet ve vahşet değirmeninde öğütülüyor. Yani insanlık küresel bir terör dalgası ile karşı karşıya ve her geçen gün bu dalga insanlık sahilini daha güçlü ve tahripkâr bir şekilde dövüyor.

Tüm Müslümanlar, ABD’nin küresel terörizmi ile karşı karşıya. Kimin nerede hedef olacağı, ABD başkanı Barack Obama’nın keyfine kalmıştı. Bununla da yetinmeyen ABD, artık bu işi, tüm ilgili kurumlarına havale etmiş ve yetki alanını sınırlayan bütün engelleri kaldırmış. Yani sizin anlayacağınız; sabahleyin evinden çıkan bir Amerikalı asker, can sıkıntısından veya o esnada tesiri altında bulunduğu ruh halinin etkisi ile her an genlerindeki vahşeti ifşa edebilir ve dehşet saçabilir. Kumandaya geçen bu katil, tehdit olarak gördüğü herhangi bir hedefi, binlerce km ötedeki ofisinden bilgisayar oyunu oynar gibi vurabilir. Ve şu an çeşitli bahaneler ile İslam dünyasındaki hedefler bu şekilde vuruluyor. Amerikanın bahanesi hazır: Radikal İslam tehlikesi ve terör saldırıları…

Oysa vurulan hedeflere ve öldürülen insanlara bakıldığı zaman, direnişçilerden çok, kadın ve çocuklar bu saldırılarda ölmüştür.

Amerika Birleşik Devletleri’nin Pakistan ve Afganistan’daki Müslümanlara yönelik saldırılarında, Pakistan`ın davet edildiği ABD`nin Chicago kentinde düzenlenen NATO zirvesinden sonra artış oldu.

Dünya ne yazık ki, bu küresel ve tahripkâr terör dalgası karşısında sessiz… Rusya ve Çin de, Müslümanlara karşı yapılan bu saldırılara karşı çıkmada herhangi bir menfaat görmediğinden, bu vahşete göz kırpıyor ve bıyık altından gülümsüyor.

2008 yılından itibaren resmen ve açıkça başlayan bu saldırılara Pakistan sözde karşı çıktığı halde, gereken iradeyi ortaya koyamadığından engel olamıyor.

Daha önce vurulması talep edilen kişilerin listesi Obama’ya sunuluyordu. Obama da hedef kişilerin biyografilerinin inceledikten sonra karar veriyordu. Ama şu an bu yetki o kadar genişletildi ki, bu işle uğraşan her ABD ordusu mensubu katil, bu yetkiyi dilediği zaman kullanabiliyor.

Ajanslara yansıdığı kadarıyla en son Pakistan’da düzenlenen üç saldırıda 30 kişi katledildi.

Özellikle Somali, Afganistan ve Pakistan’da adeta Müslümanlara dönük bir sürek avı icra ediliyor. 2008’den bu yana binlerce insan bu füzelerle can verdi. Hiçbir ülkenin bağımsızlık hakkına saygı göstermeyen ABD, hava korsanlığı yapıyor. İslam dünyasındaki karışıklıkları da fırsat bilen ABD, katliam ve vahşetini tam gaz icra ediyor. Ve dikkat ederseniz bu saldırılarda can verenlerin tamamı Müslüman…

Yani tam bir Müslüman kıyımı var. Ama dünya haber ajansları bunu sadece bir haber olarak veriyor. İnsanlar ise maalesef bu katliamları ajanslara düşen bir not olarak göz ucu ile okuyorlar. Bu Müslüman katliamından pek de müteessir olmuyorlar. Hatta duymazlıktan gelmeyi daha uygun buluyorlar.

 

ABD’nin ve NATO’nun katlettiği insanlar bir yana, bu saldırılar topyekûn insanların psikolojisini bozuyor. Artık insanlar her hava aracı gördüklerinde, işlerini güçlerini bırakıp evlerine kaçışıyorlar.

Bazen bir düğün konvoyu, bazen bir düğün evi hedef olur füzelere. Düğün evi, matem evine döner. Gelin ve damat enkaz altında kalır. Gelin yerine evden cesetler çıkar.

Çoğu zaman gerçekleştirilen saldırılarda aileler toptan katledilmiştir.

Bunun en son örneği Afganistan’ın Paktia vilayetinde yaşandı.

26.05.2012 tarihinde Paktia vilayetinde, bir çift ve altı çocukları, cumartesi günü Suri Xail köyüne düzenlenen saldırıda öldü. Maalesef, dünya bu vahşeti seyrediyor.

Bütün bu gelişmelerle bağlantılı olarak tekrar şu soru gündeme geliyor:

İslam Âlemi niye suskun ve başka olaylar için havada uçuşan demeçler ve kınamalar nerede? Somut girişimler bir yana, bir kınama veya çağrı bile yapılmıyor. Ve İslam Âlemi’nin önemli figürlerinden birisi olan Türkiye, Amerika’nın cinayetleri konusunda neden tek bir kelime etmiyor?

Başkalarının saldırıları terör oluyor da aynı terörü uluslararası düzeyde ve daha geniş bir çapta Amerika yapınca meşru mu oluyor?

 İnsanlık onuru bir kez daha yol ayrımında ve insanlık onuru, Amerikan ve Haçlı terörü ile imtihan oluyor.

Ve Amerika kendi topraklarında can evinde vurulmaya davetiye çıkarıyor. Şimdi, yöneticilerin genlerindeki vahşeti ifşa etmesine alkış tutan Amerikalılar, er geç bunun bedelini acı bir şekilde ödeyeceklerdir. Çünkü bu şiddet sarmalı onları da vuracaktır. Afganistan ve Pakistan dağlarından yankılanan füzelerin sesleri New York ve Washington’a ulaşacaktır. Bunda şüphe yoktur. Katledilen mazlum insanların kan ve gözyaşları er geç binlerce kilometre ötede olsa bile Amerika sahillerine ulaşacaktır.

Doğruhaber Gazetesi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar