Abdulhakim SONKAYA

Abdulhakim SONKAYA

Hayber`de kesilen ağaç Gazze`de söze yer bırakmadı

Kur’an-ı Kerim: “Güzel kelime, güzel ağaç gibidir. O ağaç ki kökü sabit, ucu yükseklerdedir ve her zaman Allah’ın izniyle ürününü bolca verir” (İbrahim: 24) buyurur. Güzel kelimenin benzetildiği söz konusu ağaç, hurma ağacıdır. Çünkü güzel kelimeyle hurma ağacının özellikleri ve yetişme serüveni birbirine benzerdir. Bu nedenle güzel, latif, nazik kelimelerden oluşan söze yumuşak söz manasında “kavli leyyin”, hurma ağacına da yumuşak ağaç manasında “liyne” adı verilir.

‘Çirkin kelime, çirkin ağaca benzer. O ağaç ki kökü yüzeyde ucu alçaktadır’ (İbrahim: 26). Çirkin kelime kalpten değildir. Vahiy güneşinden de mahrumdur. Bu nedenle bodurdur. Herhangi bir meyvesi yoktur. Şıvgınları yılanın başı gibi ürkütücü ve iğneleyicidir. Gölgesinin de hiçbir serinliği yoktur.

Hurma ağacı “liyne” çok özel bir ağaçtır. Yaprakları her zaman yeşil, gölgesi hoş, meyvesi de son derece besleyici ve lezzetlidir. Hurma ağacının kökleri derinlerde mutlaka suya ulaşır. Ucu ise yükseklerde güneşin ışığına ve ısısına muhtaçtır. Biri olmazsa hurma ağacı ürününü vermez, boynunu büker. Güzel kelime dahi tıpkı hurma ağacı gibi su ile ışık arasında yetişir. Su, hayat (Nur: 45); ışık ise vahiydir (Maide:15).

İslam peygamberi Hayber’in fethi sırasında hurma ağaçlarını kestirmiştir. Bununla ilgi olarak Kur’an-ı Kerimde “Bıraktığınız ya da kestiğiniz her hurma ağacı Allah’ın izniyledir” (Haşr:5) buyrulur. Burada dikkati çeken husus çok sayıda ismi olduğu halde ayette hurma ağacının yumuşaklık, letafet manasına gelen “liyne” ismiyle geçmesidir. Oysa kesmek gibi sert bir eylemle birlikte hurma ağacının “nahle” gibi başka bir ismi geçebilirdi. Nitekim “nahle” ismi daha genel bir anlam ifade etmekte ve hem de daha meşhurdur. Yani burada kesmek fiili ile yumuşaklık manasına gelen liyne ismi, özellikle bir arada kullanılmıştır. Bu da acayip bir durumdur.

Bu kesme hadisesiyle ilgili olarak haşa İslam Peygamberini eleştiren müsteşriklere ve bazı sözde tabiat severlere cevaben bazı âlimler kesilen hurma ağaçlarının birkaç tane olduğunu ve zorunlu bir durumdan kaynaklandığını açıklamaya çalışmışlardır. Fakat mesele bu değildir. Hurma ağaçlarının kesilmesinde derin hikmetler ve ölümsüz stratejik mesajlar vardır. Şöyle ki;

—Liyne ağacını kesmek suretiyle Peygamberimiz(sav), İsrail oğullarının tabiatının yumuşaklıktan anlamayacağı mesajını vermiştir.

—Hurma ağacının kesilmesi İsrailoğullarının İslam’a karşı içlerindeki kin ve nefretin seviyesini haber veren bir mesajdır.

—“Tayyibler tayyiblere, habisler habisleredir” (Nur:26) Bu bir hak ediş meselesidir. Habis tabiatlılar tayyib ve güzel olan şeyleri hak etmemektedir.

—Allah’ın Tayyib kelimelerinden İsrailoğullarının derileri bile diken diken olup yumuşamalıydı(teliynu culuduhum/Zümer: 23).Sert bir tabiatın, katı bir zeminin üzerinde hurma ağacına yer yoktur.

—İsrail ğullarının içindeki su, hayat ve vicdan suyu yerin dibine geçmişken (ğavr) onların topraklarında artık liyne ağacı nasıl yeşersin. İslam peygamberine ve Müslümanlara karşı gösterdikleri kin ve nefretin ateşi hurma ağaçlarının kurumasına sebep oldu. Liyne ağacı bundan dolayı kesildi.

—Liyne ağacının kesilmesiyle İsrailoğullarına “kavli leyyin” yani “güzel söz” ile muamele etmenin dolayısıyla diyalogun yolu kapatılmıştır.

—Liyne ağacının kesilmesi onlardan artık güzel bir sözün sadır olmayacağını, onların da güzel sözden anlamayacağını ifade etmektedir.

—Ümmet, İsrailoğullarına Peygamberin (sav) Muhammed isminin sırrıyla şeddeli ve sert bir şekilde muamele etmelidir. Çünkü Muhammed isminde liyn harfi yoktur. Arap alfabesinde “elif, vav, ye” harflerine yumuşak harfler manasında “liyn” harfleri ismi verilir. Demek ki bunlar hoşgörüden ve yumuşaklıktan anlamıyorlar. Bu nedenle onlara liyn harflerinden elif ile başlayan ve hilmi, müjdeyi ifade eden “Ahmed” ismiyle muamele etmemek gerekir.

—Gazze’ye yapılan vahşi saldırılar, içinde sudan ve serinlikten eser kalmamış olan nurdan mahrum şirret bir tabiatın ürünüdür. Hurma ağacına, latif olan o liyne ağacına sahip kimse böyle bir gaddarlığı, böyle bir nefreti gösteremez. İşte bu nedenle Hayber’de onların ağaçları kesilmiştir.

—Bundan böyle ben-i İsrail ile ümmet-i Muhammed arasında söze yer kalmamıştır. Çünkü Peygamber liyne ağacını keserek bunlara karşı yumuşak söz, barış, hoşgörü edebiyatına son vermiştir. Tarih, İslam peygamberini haklı çıkarmış bugün dahi acı ama açık ve kesin bir şekilde haklı çıkarmaya devam etmektedir.

—Artık söz, ism-i Muhammedindir. İsrailoğulları er ya da geç başlarına, “Muhammed” ismi celilinin başındaki mimin darbesini alacaklardır.

Gazze’ye, Hamas’a ve Ümmet-i Muhammed’e selam olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar