Kadir Gecesi=Genel Af

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

Hadsiz selat ve selam peygamber efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V.), Onun ashabına ve pak ehl-i beyti ile onların izinde yürüyen takipçilerine olsun ki O, bizlere böyle bir gecenin yani “Kadir Gece” sinin hediye edilmesine vesile olmuştur. Bu nedenle kadir gecesini anlatmaya geçmeden önce bu geceyi bu kadar değerli kılan olaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Zira bu gecenin anlamını idrak etmek, Onu değerli kılan şeyin anlamını idrak etmekte gizlidir.

Öyle bir asır düşünün ki merhamet duyguları, insani vasıflar ve toplumlara insani toplum sıfatını kazandıran tüm değerler yerle yeksan olmuş ve İnsanlık tarihi hiç olmadığı kadar cehalet ve karanlık bir dönem yaşamaktadır. Zalimler hadlerini aşmış, toplumlar vahşet noktasında sınır tanımamakta, toplumun alt sınıfları adalet ve hakkın tesisine yönelik tüm ümitlerini yitirmiş bulunmaktadır. Böyle bir zaman ve zeminde Kuran-ı Kerim o karşı konulamaz ilahi ilkeleri ve dinin kemale ermiş hali ile yeryüzüne indirilmektedir. Bu öyle sıradan bir şeyin inmesi değildir. Bu iniş ayet- ayet ve sure- sure dünyanın kurulu düzenini tümüyle değiştirmekte veya düzensizliğini yerle bir etmektedir. Onun ilahi fermanları ile yeryüzünde adaletin yeniden inşası ve toplumun kusursuzca düzenlenmesi adım adım gerçekleşmektedir. Dünya düzeninin ibresi Mustazaflardan yana dönmekte ve Allah Mustazafları Peygamber Efendimizin önderliğinde yeryüzüne varis olarak tayin etmektedir. Arabistanlı müşrik putperestlerin siyasi iktidarı kullanan haksız ve zorbalığa dayanan güçleri ve zenginlikleri ellerinden alındığı gibi Bizans’ın ve Kisra’nın sarayları yerle bir olmaktadır. Bu yüzdendir ki mümin yürekler bayram yerini andırmaktadır. Bütün köleler ve efendiler artık Allah ve Resulünün huzurunda ve düzeninde bir tarağın dişleri gibi eşit olduklarını iliklerine kadar hissetmekte ve Allah katında üstünlüğün takva ile olduğu ilahi bir ilke olarak tüm insanlığa ilan edilmektedir.

İşte değerli kardeşim dünyayı karanlıklardan ve cehaletten kurtaran bu ilahi ilkelerin toplandığı kitabın adı olan Kuran-ı Kerim veya Furkan’ın bu gecede inmeye başlamış olması bu geceye anlam katan ve bu geceye değer katan asıl olaydır. Hiç kuşkusuz bu olay insanlık tarihinin en büyük olayıdır. Çünkü Allah’ın affına mazhar olmaya, hiçbir zaman diliminde insanlar bu gecede ki kadar yakın olmamışlardır. Bu sebepledir ki bu gece bütün gecelerden daha hayırlı bir gecedir. Ramazan ayı ve bu ay içinde böyle bir gecenin gizli olması özellikle son on gününde gizli olduğu kuvvetle muhtemel olduğu, rivayetlerle sabit olduğundan bu gecelerin (son on gün) her birini kadir gecesiymiş gibi idrak etmek gereklidir. Doğrusunu isterseniz bu ayın bitimine müteakip bayram ilan edilmiş olmasının bir nedeni de oruç tutan insanlara ibadetlerinin karşılığında Allah ve Resulü’nden kendilerine verilmiş bir hediye olmasının yanı sıra bana göre ikinci ve asıl nedeni ise Kuran-ı Kerimin bu gecede bir hidayet ve kurtuluş kaynağı olarak insanlığa peygamber efendimizin uygulamasıyla birlikte armağan edilmiş olmasıdır.  Bu nedenle Müslümanlar bugünü bayram olarak kutlamak suretiyle sevinçlerini dile getirmekte ve Rab’lerinin bu lütfuna karşı memnuniyet ve şükürlerini arz etmektedirler. Zira bu kitabın emirlerine uyarak Cehennem azabından kurtuluş insanın ancak Bayram ilan ederek kutlayacağı bir müjdedir.

Allah Tebarek ve Teala’nın yeryüzüne gönderdiği ve gök kubbe ile yeryüzünü ve ikisi arasındaki her şeyi hizmetine sunduğu Halifesine veya temsilcisine verdiği değerin en büyük ifadesidir bu gece. Cehalet ve nankörlük noktasında hiç de şaşırtıcı davranmayan insanoğlu haram, günah ve ümitsizlik deryasında çırpınıp dururken imdadına yetişir bu gece. Hiç kuşku yok ki Allah’ın, Müslüman kullarına sunduğu eşsiz bir fırsatın ve ancak akıldan yoksunların reddedeceği veya istifade etmeyi düşünemeyecekleri büyük bir çağrının adıdır ” Kadir Gecesi”

Evet nankör nefsim ve sevgili kardeşim bir daha erişip erişemeyeceğin belli olmayan böylesi bir geceyi sıradan geceler gibi uyuyarak veya dünyalık meşguliyet ve muhasebelerinle geçirmeyi planlayacak kadar iz’an dan mahrum değilsindir umarım. Zira şanı yüce Rabbimiz bizleri affetmek için tabiri caiz ise bu gece adeta bahane aramakta, tüm rahmet meleklerini bizler için yeryüzüne seferber etmekte ve yakarışlarımıza icabet etmek üzere hizmetimize tahsis etmektedir. Bu adeta günahkâr ve suçlular için Allahın rahmet ve minnetinin bir nişanesi olarak kapsamlı bir “Genel Af” hükmündedir. Bu aftan faydalanmanın koşulları ise bellidir. Öyle dilekçeye falanda gerek yok. Bu affın hükümleri kapsamına girmek için Allah’ın huzuruna çıkıp acziyetinizi ifade edecek ve ellerinizi tüm samimiyetinizle sema’ ya kaldırıp onun ilahi dergahında tevbe istiğfar ederek ondan af talep edeceksiniz. “Yarabbi sen affedicisin, affetmeyi seversin beni de affet.” demeniz “O”nun icabet etmesi için yeterli olacaktır inşallah.

O halde şöyle bir dönüp arkana bakmalısın ve ömür isimli yegane sermayeni ne kadar boş ve anlamsız hedeflere ulaşmak için harcadığını düşünerek aklını başına alıp kendine gelmelisin. Özelde kendi nefsin ve yakınların, genelde İslam coğrafyasında yaşayan bütün Müslüman toplumların içinde bulundukları acziyet ve zillet hallerinin güce ve izzete dönüşmesi için en kalbi duygularla ve dilinde tüy bitene dek dua etmelisin. Bütün duyu organlarını “Allah”a adamalı ve “Onu” tanımak ve “Ona” ibadet etmek için kullanmalısın. Yüreğini ve ellerini Allah’a açıp yakarmalısın, gözyaşların günahkâr yüreğinin istiğfar feryadına dönüşmeli ve hiç dinmeden akmalı, seccaden pişmanlık gözyaşlarınla hiç olmadığı kadar ıslanmalı, ta ki yıllarca haram ve günah bataklığına çevirdiğin yüreğinde biriken kir ve pası önüne katıp sürükleyen büyük ve coşkulu bir sele dönüşmeli. Dönüşmeli ki bir daha pişmanlık duyacağın eylemlere girişmeyesin. Unutma ki kalpler ancak Allah’ı anmakla tatmin olur ve “Onu” anmanın en güzel yolu “Onun” bize gönderdiği mesajı tekrar tekrar okumak suretiyle anlamaktan geçmektedir. Unutmamalısın ki ruhlar ve bedenler ancak “Ona” kulluk etmekle hürriyetin aslına ve hassına kavuşur ve özgürleşirler. Gerisi hep fani hevesler ve sevdalar.

Bin aydan daha hayırlı bu gecede bu kardeşinizi de dualarınızda unutmamanız temennisiyle.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.