Abdulhalim SEÇKİN

Abdulhalim SEÇKİN

Kutlu Doğum coşkusu

Altının sert düşüşe geçtiği şu günlerde altına borçlananların tam borç ödeme zamanıdır. Evlenecekler için evlenme zamanıdır. Altın yatırımcılarını bu düşüş biraz üzse de yine de altın en iyi yatırım aracıdır. Bu günlerde yarım ve çeyrek altınlar yok satıyor. 
Maddi bağlamda altın en iyi yatırım aracı olarak görünse de bu günlerin en iyi yatırımı kutlu doğum etkinlikleridir. Kutlu doğum etkinliklerine olan yatırımı altın veya elmasla ölçebilmek mümkün değildir. Bu alanda yapılacak yatırım, gösterilecek çaba ve gayretler ve yapılacak harcamalar, dünya ve ahiret saadetinin vesilesidir. Bu yüzden yatırım yapacak olanlar, bu günlerde tüm gayret ve çabasını ve harcamasını kutlu doğum etkinliklerine ayırsın.

Bu yüzden ben de köşemi altına ayıracakken, kutlu doğum etkinliğine ayırıyorum. Mevlam kendi katında kabul etsin.
Köy-köy, belde-belde, ilçe-ilçe, il-il tüm coşkusu ile kutlu doğum etkinlikleri yapılmaya devam ediliyor.

Yakın zamana kadar doğu illerimizde ve hatta tüm Türkiye’de mevlit kandilleri daha çok evlerde kutlanırdı. Bu ev toplantılarında yakın çevreden insanlar çağırılır ve bir miktar mevlit okunduktan sonra yemek yenir ve sonra herkes dağılırdı. Doğuda okunan mevlitlerin kimisi yarı farsça olduğundan anlaşılmazdı ve kimsinin metninde hurafe ve rivayetler bulunurdu. Bu yüzdende kimi çevreler mevlidi bid’at olarak görür ve tamamen dışlardı.

Doğudaki ilçe ve köylerimizde mevlide ilgi hiçbir zaman azalmamış, halk daima mevlide ilgi göstermiştir. Mevlit kandili geldiğinde kaç haneden oluşursa oluşsun tüm köy, hane-hane mevlit okuturdu. Mevlit okunurken eve bereket gireceğine inanılarak önüne evdeki tüm gıdalardan bir miktar getirip konur, okuma bittiğinde okumayı dinleyenler vücutları sıhhat bulsun diye o gıdalardan bir miktar yerlerdi. Bir kurban kesilir köydeki evlerden en az birer erkek çağırılır ve kendilerine ikramda bulunurdu.

Doksanlı yıllara kadar kutlanan ve hala da geçerliliğini koruyan bu ferdi mevlit kutlaması yerini Mustazafların öncülüğü ile neredeyse tüm Türkiye’de ve Avrupa ülkelerinin çoğu yerini de kapsayacak şekilde toplu kutlamalar aldı.

Artık mevlit kandilleri toplu bir şekilde, erkek, kadın ve çocuk demeden herkesin katılımı ile tamamen haramlık ve selamlığa uyularak kutlanıyor. Yarı farsça olduğundan halkın anlamadığı ya da kimi asılsız rivayetleri barındıran mevlitlerin yerine tamamen anlaşılır, siyeri bilgilere uygun ve nazmı kuvvetli Mustafa Hoca’nın hazırlamış olduğu Kürtçe mevlit okunuyor.

Kur’an tilaveti, ilahiler, mevlit okuma, siyer ile ilgili sohbetler ve okunan dualar büyük bir coşku ile dinleniyor. Halk bedeniyle ve ruhuyla yeniden diriliyor. Seviniyor, coşuyor ve imanı kuvvetleniyor. Tek gün kutlama yerine kutlamalar tüm Nisan ayına yayılıyor. Etkisi ise nerdeyse tüm seneyi kapsıyor ve Nisan ayının bitiminden sonra halk seneye yapılacak kutlamaları iple çekiyor. Hele hele Diyarbakır, Batman ve İstanbul’daki kutlamalar bir başka oluyor. Milyonlara varan kişinin katılımı ile yapılan bu kutlamalar, Müslümanların birliğini, kardeşliğini ve sadakatini göstermek açısından dikkat çekiyor. Neredeyse bu kutlamalara tüm halk bir istisnasız katılıyor.

Bu kutlamalarda hayır ve hasenat sahibi olmak isteyenler adeta yarışıyor. O gün akşama kadar münübüsü ile bedava sefer yapanlar... Çalıştığı iş yerinden bir hafta izin alıp tüm haftasını gece gündüz o gün yapılacak kutlamaya ayıranlar… Bedava yemek, su, lokum, bisküvi ve şeker dağıtanlar… Kilometrelerce uzak şehirlerden aylar öncesinden otobüslerde, uçaklarda yer ayırtanlar… Topluca otobüs ve hatta tren kiralatanlar… Ellerinde tevhit bayrakları ile alana akın edenler…

Peygamberimizin Miladi 571’deki viladeti bu günlerde sanki yeniden gerçekleşiyor. Tüm putlar yere yıkılıyor. Allah’tan başka tapınılan her şeyin yerini Muhammed’i bir sevda alıyor. Allah, melekler, yer ve göktekiler ve tüm insanlar ve cinler hep berber o kutlu peygambere salat ve selam getiriyor.

Bu münasebetle Peygamber (s.a.v.)’in kutlu viladetinde yeniden dirilmek, bir olmak için kadın, erkek, çocuk; Türk, Kürt, Zaza, Arap, Laz, Çerkez; Kadiri, Nakşibendi, Rufai; beyaz, siyah, sarı; fakir zengin, miskin, yoksul ayırımı yapmadan tüm halkımızı 21.04.2013 Pazar günü saat 14:00’te Diyarbakır Mevlüd parkına bekliyoruz.
 
 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.