Mehmet ŞENLİK

Mehmet ŞENLİK

Mirac Kandiliniz mübarek olsun

İslam literatüründe peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellemin Cebrail aleyhisselam rehberliğinde bir gece vaktinde Mescid-i Haram'dan Mescidi Aksa'ya yaptığı yolculuğa, İsra; Mescid-i Aksa'dan semalara, yüce huzura yükselişine de Miraç denilmiştir.

İsra ve Miraç olayı, peygamberimiz sallallahu aleyhi veselleme verilen mucizelerin en büyüğüdür. Hicretten 19 ay önce Recep Ayı'nın 27. Gecesinde gerçekleşen bu hadise,  Kur'an'ı Kerim'de şöyle anlatılmaktadır:

“Ayetlerimizden bir kısmını kendisine göstermek için kulunu (Muhammed'i) bir gece vaktinde Mescid-i Haram'dan alıp çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya seyahat ettiren Allah'ın şanı ne yücedir. Şüphesiz ki O, her şeyi hakkıyla işiten ve görendir.” (İsra: 1)

“O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi Onun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz? Andolsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidretulmünteha'da gördü. Ki, onun yanında Me'va Cenneti vardır. O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. Andolsun ki, Rabbinin ayetlerinden en büyüklerini gördü.” (Necm: 7-18.)

Görüldüğü gibi yukarıdaki birinci ayette bu olayın İsra yolculuğu ve Mescidi Aksa ile ilgili kısa bilgiler verilmekte; ikinci ayette ise miraç yolculuğu ve bu yolculuk esnasında yaşanan ve müşâhede edilenler hakkında öz bilgi verilmektedir. Ama sahih sünnette bu olayla alakalı uzun bir hadis-i şerif mevcuttur. Ancak biz olayın detaylarına girmeden sadece doğurduğu neticelere ve bundan bize vermek istenen mesaj üzerinde biraz duracağız.

Bu hadisenin ruh ile mi? Yoksa ruh ve bedenle birlikte mi? Gerçekleştiği hakkında âlimler arasında ihtilaf vardır. Cumhura göre İsra ve Miraç, Resulüllah sallallahu aleyhi vesellemin bir gece vaktinde uyanık hâldeyken ruh ve bedenle birlikte gerçekleşmiştir. Bunun ayrı gecelerde ve rüya hâlinde ve ruh ile vuku bulduğunu söyleyen âlimler de vardır; fakat bunların sayısı azdır. Dolayısıyla cumhura göre “bunu hem ruhen, hem de bedenen gerçekleştiğini inkâr eden kimse kâfir olmaz; ama tamamını inkâr eden kâfir olur” demişlerdir.

Allah (CC), Miraç'ta sevgili Peygamberine nice alametler gösterdi. Birçok peygamberle görüştürdü. Cennet ve cehennemi gösterdi. Kuluna vahiy edeceğini vasıtasız vahyetti. Ve bu makamda onu üç hediyeyle taltif edip gönderdi.

1) O'na ve ümmetine beş vakit namaz farz kılındı.

2) Bakara Suresi'nin son iki ayetini vahyetti.

3) Ümmetinden şirk koşmayanların Cennet'e gireceklerinin müjdesini verdi.(Müslim)

Müminler, Allah'u Teâlâ'nın, sevgili peygamberine büyük ikramlarda bulunduğu, feyiz ve bereketin coştuğu bu geceyi, fırsat bilerek bir nevi Miracı yaşayabilir. Eğer bu gecede Allah (CC), peygamberine çokça cömert davranmış büyük sıkıntıların yaşandığı bir zamanda ona büyük lütuflarda bulunmuşsa; ümmetine de en kasavetli zamanlarda bile hayır kapılarını açıp sevindirici ve umut verici gelişmeleri tattırabilir.

Her müminin bir miracı vardır. Bazı güzel ameller aynen Miraç gibi insanın ufkunu açar, derecesini yükseltir. Nitekim efendimiz aleyhissalatu vesselam, “namaz müminin miracıdır.” Derken buna işaret etmişlerdir. Meseleye bu açıdan bakarsak Miraç, ruhi ve kalbi bir yükseliştir, bütün kötü ve süfli duygulardan, beşeri hislerden ter temiz bir kulluğa, en yüce mertebeye terakki ediştir miraç.

İnşaallah'u Teâlâ bu akşam, miraç kandilidir. Bu itibarla, her mümine tavsiyemiz, bu gecede “müminin miracı” olan namazı çokça kılmalı, kuran okumalı, bol bol dua edip istiğfarda bulunmalıdır. Evvela anne-baba, ev halkı ve çocukları için, bütün Müslüman halklar ve beldelerin selameti için, ümmetin vahdeti ve zaferi için dua edip yakarışta bulunarak gecesini ihya etmeye çalışmalıdır.

Bu vesileyle kandilinizi tebrik eder, bütün ön yargılardan ve kötü duygulardan sıyrılıp yükseklere uruc etmenizi yüce Allah'tan niyaz ediyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar