Sayın Bakanım...

Allah’ın selamı Resulullah (sav)’e, ehline, ashabına ve toplumun ıslahı için çalışanların üzerine olsun.

Geçen hafta bilindiği üzere Şanlıurfa cezaevinde bir yangın sebebiyle 13 vatandaşımız can verdi. Kendilerine Cenab’ı  Allah ‘tan rahmet, acılı ailelerine sabırlar, geride kalanlara hayırlı uzun ömürler dilerim. Bu olay üzerine resmi makamlar ve basın yayın organlarında birçok açıklama ve yorumlar yapıldı. Bunların içinde benim en çok dikkatimi çeken Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in basın mensuplarının karşısına geçip, cezaevi olayını değerlendirmesi oldu. Bir saate yakın yapılan basın açıklaması ve basın mensuplarının sorularını değerlendiren Adalet Bakanı beni hayrete düşürdü.

Konuşmasının özünde cezaevlerin iyileştirilmesi, yeni ek blokların yapılması, yeni cezaevlerinin yapılması, cezaevlerine ayrılan kaynaklar, yeni düzenlemeler, tutuklu ve mahkûmların cezaevlerindeki sayısal rakamları, Şanlıurfa cezaevinde meydana gelen olaylar, cezaevlerinin yetersizliği gibi konular idi. Şimdi tabloya bakın Türkiye’de 328 kapalı olmak üzere 377 cezaevi bulunuyor. 77 bin 587 hükümlü, 36 bin 273 tutuklu, 18 bin 509 hükmen tutuklu olmak üzere toplam 132 bin 369 kişi ceza infaz kurumlarında kalıyor. Yani rakamlar 100 bini geçmiş durumdayken, 377 cezaevi bulunuyorken, halen Sayın Bakan işin çözümünü yeni cezaevleri yapmakta buluyor. Evet, sayın bakanım bence siz bol bol cezaevi yapmaya devam edin, nasıl olsa sistem bu sistem olursa oraları dolduracak çok adam bulursunuz. Şimdi uyuyamadığınızı söylüyorsunuz ya, bence bu cezaevinde yatanların sayısını 300 binlere çıkardığınız zaman daha rahat uyuyacaksınız. Onun için siz hiç durmadan bir an evvel ihaleleri verin. Hatta TOKİ’ yi devreye sokun ki, ilerde uyku ilacı almanıza gerek kalmasın.

Allah aşkına bu nasıl bir mantık, bu nasıl bir zihniyet ki, toplumu suç işlemeye götüren bütün yolları açacaksın, teşvik edeceksin, ondan sonra bunlar suçlu deyip içeri tıkacaksın. Sayın Bakanım hatırlarsanız onlarca muhabirin içinde sadece bir muhabir size mantıklı bir soru sordu. ”Sayın Bakanım yeni cezaevlerinin inşa edilmesi bu sorunu çözer mi? Eğitim ve ıslah amaçlı çalışmalar yapılması gerekmiyor mu? ” Diye. Bu soruyu geçiştirmekle yetindiniz. Ama ben halkımız ve okuyucularımız adına cevap vermek istiyorum. Bunu unutmayın ki, hiç kimse suç işleme ve cezaevine girme meraklısı değildir. Siz Devlet olarak ekonomik dengeyi bozar, fakiri açlığa, zengini doyumsuzluğa mahkûm ederseniz, içkiyi ve zinayı serbest bırakır, İslam dininin teminat altına aldığı aklı ifsat eden yollara göz yumar, suça götüren bütün yol ve yöntemleri serbest bırakırsanız, suç ve suçlularla başa çıkamaz ve insanlara “neden suç işledin?” diyemezsiniz.  Çünkü asıl suçlu sitemin kendisi ve sizlersiniz. Onun için yüreğiniz varsa aynanın karşısına geçip, önce kendinizi sorgulayın.

Sayın Bakanım eğer çözüm konusunda hükümet olarak samimiyseniz. Tek bir çözüm vardır. O da toplumu Kur’an ahlakı ile bütünleştirmektir. İşte o zaman cezaevine koyacak adam bulamazsınız. Uykularınızın da kaçmasına gerek kalmayacak. Aksi takdirde bunun hesabını ne halka ne de Allah’a veremezsiniz.  Vesselam

Çınarınsesi.com

 

Önceki ve Sonraki Yazılar