Mehmet ŞENLİK

Mehmet ŞENLİK

Sevda Seli, Geçmiş Yılları Katlayarak Akıyor

Hızlı bir şekilde etkinliklerine devam eden Peygamber Sevdalıları, geçen hafta sonu aynı günde ve aynı saatte 24 farklı yerde etkinlik gerçekleştirerek bir rekor daha kırdı. Hem de Adana, Mersin, Şanlıurfa, Elazığ, Ergani, Silvan ve Siverek’te olduğu gibi bunların çoğu açık hava mitingiydi. Ergani’de yapılan açık hava mitingine bizzat kendim katıldım. İki kelimeyle diyebilirim ki muhkem ve muhteşemdi. İzlediğim kadarıyla aşağı yukarı her yerde geçmiş yılları katlayarak gidiyoruz. Tabi ki bunu gördüğümüzde içimizde güller açılıyor, elhamdülillah deyip rabbimize şükrediyoruz.


Bu mitinglerde yine meydanları dolduranların çoğu kadınlar, çocuklar ve mustazaflardan oluştuğunu gördük. Meydanlarda sesi en gür çıkanların yine yoksullar, ezilmişler ve Mustazaflar olduğuna şahit olduk. Meydanlar hep onlarla şenlenmekte, onlarla coşup taşmaktadır. Belli ki onların içinde alevlenen bir yangın, bir yara vardır. Hele hele Resullerinin de bir zamanlar kendileri gibi aynı şeyleri yaşadığını öğrenince ona karşı daha bir derin sevgi beslemekte, kalpleri onun aşkıyla coşup taşmakta ve sesleri meydanları inlemektedir.

Zaten tarih boyunca bu davanın ilk öncüleri onlar olagelmiştir. Bidayetinde de bu davanın ilk harcı onlarla yoğrulmuş, onlarla insanlık mayalanmıştı. Resulullah sallallahu aleyhi vesellemin davetine ilk icabet eden, davanın ağır çilesini çeken onlardı.
Bu davanın ikinci şahsiyeti bir kadın olan Hz. Hatice, üçüncüsü henüz bir çocuk olan Hz. Ali ve dördüncüsü de kölelikten gelme, Efendimiz aleyhissalatu vesselamın azatlısı Zeyd bin Harise’dir. Ebubekir radıyallahu anhu onlardan sonra gelebilmiş, Ömerler, Osmanlar daha sonra ancak bu kervana katılabilmişlerdir.

İşte bu tabloyu göz önüne getirdiğimiz zaman, ilk aklımıza bu davanın ikinci ayağı Hz Hatice geliyor. Onun, en zor ve en çetin günlerde dahi Resulullah’ın yanından hiç ayrılmadığını, daima ona güç ve moral kaynağı olduğunu, onu teselli ettiğini görüyoruz. Malını davanın hizmetine sunduğu gibi en zor günlerde, yaşlılık döneminde dahi Allah resulünün yanından hiç ayrılmadığını görüyoruz.

Bugün dahi Hz. Hatice gibi güzel örtülerine sarınıp meydanları dolduran, izzetli duruşlarıyla İslam düşmanlarının kalbine korku salan bacıların, annelerin büyük bir gayret içinde olduklarına şahit olmaktayız. Çocuk derdi ve ev işleri olmasına rağmen programın sonuna kadar şahadet parmakları havada meydanları terk etmemeleri bunun en açık bir göstergesidir.
İşte bu yüzden diyorum ki: Ey hak davanın Mücahideleri! Sizin bu izzetli duruşunuz o gün olduğu gibi bugün dahi bize ruh vermekte, damarlarımıza kan pompalamaktadır. Çok iyi bilmiş olmalısınız ki sizin bu güzel örtüleriniz, bu vakarlı duruşunuz İslam düşmanlarının kalbine korku salmakta, gözlerine ok gibi saplanmakta ve uykularını kaçırmaktadır.

Bu sevdada sizin rolünüz çok büyüktür. Sizler İslam toplumunun temel taşı ve ana mimarisisiniz. Allah sizden peygamber göndermedi ama peygamberleri sizler doğurdunuz. Peygamberleri sizler şefkat kucağınızda yetiştirip büyütünüz. Bir Hz. Meryem misali, bir Hz. Âmine misali peygamber doğurmak gibi bir şansınız artık yoktur, ama onların yolunu sürdürecek yiğitler doğurabilirsiniz. O sıcacık kucağınızda, bağrınızda bugünün Rehberlerini, Saidlerini ve Selahaddinlerini yetiştirebilirsiniz. O yüzden sorumluluğunuz çok büyük, göreviniz kutsaldır. Görevinizin bilincinde ve yolunda olunuz.

Ve diyorum ki: Ey meydanları tekbir sesleriyle inleten gençler ve ey meydanları şenlendiren minicik yavrular! Ey göz aydınlığımız, güllerimiz ve umutlarımız! Yarınlar sizi bekliyor. Geleceğin Alileri, Saidleri, Hüseyinleri ve Selahaddinleri sizler olacaksınız. Yarın meydanlarda onların kahramanlık destanlarını sizler yazacaksınız. Sakın ha! Artık sizin Muhammedi Sevda’dan başka olmasın bir takımınız, bir tutkunuz, bir aşkınız ve bir gayeniz. Artık sizin en büyük aşkınız en yüce hedefiniz, Muhammedi Sevda’dır. O yüzden yarınlar sizi bekliyor. İnşallah o gün kendinizi de bizleri de mahcup etmeyeceksiniz.

Ve en son diyorum ki: Ey bugünün Zeydleri, Ammarları ve Bilalları olan yoksullar, yetimler ve ezilmişler! Ey hizmette yarışan, çileye alışan Peygamber âşıkları Mustazaflar! Bu sevdanın ağır yükü yine sizin sırtınızdadır. Bugün yine sizler bunu taşıyacak, muhafızlığını yapacaksınız. Sizler Zeyd gibi bu sevda uğruna ana-babayı, aile-akrabayı terk edeceksiniz. Sizler Bilal gibi bu sevdanın sesini insanlığa haykıracak, Ammar gibi Habbap gibi çilesine dayanacaksınız.
 
Dar’ul Erkam’da başlayıp Suffa’da tamamlanan Risalet mektebinin bugünkü mezunları sizler olacaksınız. Oradan aldığınız, alacağınız ruhla ve bilinçle Muhammedi Sevda’nın temsilcileri ve öncüleri sizler olacaksınız. Allah yardımcınız olsun! Bu sevdanın derdi de hoş çilesi de hoş.
Allah’a emanet olunuz.
 
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.