Umursamadığımız Bir Günah İsraf

Umursamadığımız Bir Günah İsraf

Dünyanın dengesini sağlayan hassas ayar noktalarından bir tanesinin israf meselesi olduğunu söylersek abartmış olmayız.

Dünyanın dengesini sağlayan hassas ayar noktalarından bir tanesinin israf meselesi olduğunu söylersek abartmış olmayız.

Furkan sûresinde Allah’ın has kulları övülürken şu noktaya da değinilir: “Yine o iyi kullar, harcama yaptıkları zaman ne saçıp savururlar ne de cimrilik ederler; harcamalarda bu ikisi arasında mâkul bir dengeyi tuttururlar”…

Geçenlerde asgari ücretle çalışan bir gençle beraberdim. Konu evliliğe geldi…

Annesinin evlilik konusunda üzerine geldiğini, kendisi ise evlenmek istemediğini söylüyordu. Sebebini sorduğumda şunları söyledi: “Abi aldığım maaş ile geçinmem mümkün değil. Aldığım bu maaşla evlenirsem başıma iş açarım. Bir aileyi bu maaşla geçindirmem imkânsız”…

Maaşını sormayı çok istedim. Ama prensip olarak kimsenin maaşını sormadığım için sormadım. Sanki sormak istediğimi hissetti de aldığı maaşı söyledi. Asgari ücretliydi. Oysaki asgari ücretin çok altında maaş alan, hem de sigortasız çalışan birçok kişi aile geçindiriyordu. Evet, hayat şartlarının zorluğunu göz ardı etmek için bunları söylemiyorum ama ortada böyle bir durum da vardı. Asgari ücretlilerin yaşadığı sıkıntıları da göz ardı etmeden söyleyelim, asgari ücretli de en azından iş-güç sahibiydi. Ve evlilik önündeki bir engeli kaldıran bir durumdu. Bizimkisi asgari ücretli oluşunu bir yuva kurmaya engel olarak görüyordu. “Bu para ile geçinemem. Topluyorum, çarpıyorum, çıkarıyorum, bölüyorum olmuyor” diyordu.

Çarpım tablosunda yaptığı işlemlerde hata yaptığını, kibarca anlattım. Bugün çarşıda 8 liraya da domates gördüm, 2 buçuk liraya da gördüm. Ayağını yorganına göre uzatırken, harcamanı da cebine göre yapacaksın. Piyasada bugün kilosu 25 liradan satılan pirinç de gördüm, 10-12 liradan satılan kalitelisini de gördüm. Daha düşüğünü de gördüm. Kilosu 1,5- 2 liradan satılan kavun da gördüm. Tanesi 1 liradan satılan kavun da gördüm. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Paranı çar-çur edersen hiçbir maaş sana yetmeyecektir. Durumunu göz önünde bulundurur, tasarruf maddesini hayatına uygularsan inşaallah sana yetecektir. Ayrıca Kur’an-ı Kerim’de şöyle bir ayeti kerime vardır; “İçinizden evli olmayanları, köle ve câriyeleriniz arasından da elverişli olanları evlendirin. Yoksulluk içinde iseler Allah lütfu ile onları ihtiyaçtan kurtarır. Allah’ın hazinesi geniştir, her şeyi bilmektedir” yani bir bakıma Allah tarafından da sigortalısınız. Beni dinlersen hiç endişe yapmadan evlenirsin.

Beni destekler mahiyette şunları söyledi: “O da doğrudur. Benimle beraber çalışan evli, çocuklu ve asgari ücret alan elemanlar var. Onlara şaşıyorum. Nasıl geçiniyorlar? Bir gün dayanamadım, onlardan birisine nasıl geçindiğini sordum. Şaka değil geçiniyordu. Şaşkınlığımı ifade ettikten sonra ona, toplama, çıkarma, bölme işlemlerini yaptığımı hesapta paramın hiç kalmadığını anlattım. Arkadaşım yetiyor, diyordu.”

Aslında arkadaşı bereket kavramından aldığı destekle aile geçindiriyordu. Bildiğiniz gibi bereket diye bir kavram var kültürümüzde. Bu konuyla alakalı yani bereket ile alakalı şu örnek çok verilir. Köpek yılda dokuz doğurur, ama koyun bir tane doğurur. Koyunlar her zaman kesilmesine rağmen, koyunların sayısı köpeklerin sayısından daha çoktur. İşte buna bereket denir, derler.

Bereket asgari ücretle geçinebilmektir, diye bir tanım yapsam birilerini kızdıracak mıyım bilmiyorum.

Bugün Batman Aksa FM’de sabah programımızda israf konusuna değindik. Şunları söyledim; israf denilince hepimizin aklına hemen çöpe giden ekmekler geliyor. Ancak israf edilen kaynaklarımız bunlarla sınırlı değil. Şu heykellere giden paralar fakirlik sorunumuza bir merhem olurdu. Bunun bir hesabı yapılsa devasa bir rakam ortaya çıkar. Sadece heykeller mi? Devletin birçok kademesinde ıslık çaldıracak derecede israf olmaktadır. İsraf konusu ile ilgili bir araştırma yapılsa şu ve benzer sözleri çok duyacağız: “Çalıştığım yerde öyle bir yemek israfı oluyor ki” “Çalıştığım yerde öyle bir meyve israfı oluyor ki” “Çalıştığım yerde Öyle bir elektrik israfı oluyor ki” “Çalıştığım yerde öyle bir ekmek israfı oluyor ki” “Çalıştığım yerde öyle bir kâğıt israfı oluyor ki” “Çalıştığım yerde öyle bir su israfı oluyor ki”…

Şöyle bir eksikliğimiz de var. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim. İsraf konusunu çok iyi yazıyor, çiziyor, konuşuyoruz. Ama tasarruf konusunu pek konuşmuyoruz. Bir de şu doğum günleri, sevgililer günü, kadınlar günü, düğün adetleri ve bilmem ne tür etkinlikler adı altında yaptığımız israflar var ki sormayın. Yani demem o ki, israf denilince aklınıza sadece çöpe giden ekmekler gelmesin.

Zaten “Yiyiniz, içiniz ama israf etmeyiniz” ayetini hepimiz biliyoruz.

Mehmet Ziya Gümüş

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.