Varlığım yokluğuna armağan olsun anne!

Yıkmak kolay, yapmak ise gayet zor bir eylemdir. Hele yıkıcılıkta uzman olduğunu beyan edenler daha önce defalarca yıkılmış ise bu işin sonu vahim bir durum arz eder. Zorunlu eğitimin 2-3 yaş olması manevi değerlerimizi yıkım, annelik olgusu için kıyımdır.

Eğitim insan inşası için araç mıdır? Araç dediğiniz şey amacınız olmuş ise, sistemin sizi araçsallaştırması işten bile değildir. Hiç farkında olmadan sistemin muhalifi olduğunuzu zannederken aslında sistemin payandası olmuş ve sistemin bekası sizden sorulur olmuştur. Beşer ve insan olmanın ayırıcı bariz farkı ortadan kalkmış ve mekanizmaya hizmet eder bir durum sizi beşer-şaşar kılmıştır. Siyasi, iktisadi ve sosyal mekanizmada gösterdiğiniz üstün gayret niteliğinizi değil niceliğinizi ayan beyan ortaya koymaktadır.

Deneme yanılma metodu ile şifa bulamayacağımız tek bir aldanış ya da aldatış safiyane de olsa, zekice aldanıştan hiç de daha masum değildir. Hele ki aldatan bizden değildir düsturu her dem dilimize pelesenk olmuş iken. Amaç erdem sahibi bir toplum ise; din, meseleleri çözme ameliyesinin mihenk taşıdır. İdeolojiler ise mesele olmayan bir mevzuyu bile mesele haline getirip çözümsüz kılmaya namzet bakışın şaşı olanıdır. Erken yaşta evliliğin dinin elinden kurtarılıp yasaların koruması altına alınmasına hadi eyvallah. İki yaşında bir süt bebesini erken erken anne kucağından koparıp bozuk eğitim sisteminin bucağına savurmak maazallah!

Bu durum için ne olmuş ki, bilinçsiz anne yanında, TV karşısında, sokakta ruh dünyası öleceğine okulda ölsün mantığı işitiyoruz. Olayların neye delalet ettiğini kalp gözü ile ayırt etme kabiliyetini yitirmiş isek tarih bizi dinimiz ile değil müşriklerin esatir-i evvelin dediği olaylar yığını ile avutacak ve ayıkmamıza hiçbir zaman izin vermeyecektir.

Çıkarlarımız öyle gerektiriyor diye olayları sisten bir şal ile örtmek ve çocuklarımızı anne şefkatinden bölmek bizi arındırmayacağı gibi, arınmaya müştak kılındığımız zihin dünyasını da efsane olarak niteleyerek hadiselerin yükü altında ezilerek tüm çıkış yollarımızı tıkamaya sebep olacaktır. Hayatın hedefi hakikatin bilgisi ile eşref-i mahlûkat olmak iken, hedef saptırıp, hedefi eşref-i hububat yapmak bizi çiftçi yapmaz ama toprağa tohumu atıp gizleyen manasına gelen dilimizde yekdiğeri için konum biçtiğimiz o malum sıfatı takınmamıza vesile kılar.

2-3 yaşındaki bir süt bebesinin yegâne gıdası anne sütü değildir. Anne kokusu, ev dokusu evindeki bölünmemiş uykusu. Ve siz diyorsunuz ki hayır o yaşlardaki gıda bizim ona vereceğimiz eğitimdir. O yaşta çocuğun rol modeli anne babadır. Ve gıdası doyasıya, gark olana kadar tadacağı anne sevgisi, anne şefkati, anne eğitimidir. Gıda bir çocuk için önce kalbe verilmelidir. Gıdayı kalbe değil de mideye mebni kılar isek kaçınılmaz son elbette kâhinlik gerektirmeyecektir vesselam.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.