Mehmet ŞENLİK

Mehmet ŞENLİK

Yine bir istasyon meydanı

Geride bıraktığımız bir hafta boyu, peygamber sevgisiyle dolup coşan gönüller, bölgenin her tarafında yine meydanları şenlendirdi. Hatipler coştu, şairler şakırdadı ve meydanlar gümbür gümbür yankılandı. Bunun en güzel ve en sevindirici yanı ise, bu etkinliklerin artık salonlardan ve stadyumlardan açık alanlara meydanlara taşınmış olmasıdır.

Büyük merkezlerden Van’da, Şanlıurfa’da ve… Haftanın en gür sedası Adana İstasyon Meydanı’nda yankılandı. Bütün bir Akdeniz Bölgesinin yüreği Adana İstasyon Meydanı’nda atıverdi. Yaralı ve sevdalı gönüller orada coştu, taştı ve doldu boşaldı.

Şimdiye kadar İstasyon Meydanı denilince, hep Diyarbakır akla geliyordu. Ama şimdi bu meydan bir başka meydan, isim aynı ama yer Adana… İnşallah bu isim başka yerde de devam edecek. En son bir de finale kalan İstanbul Kazlı Çeşme Meydanını göreceğiz.

Hiçbir etkinlikte dikkatlerden kaçmayan ve en sevindirici husus ise, bu meydanları süsleyen ve hatta bu meydanların simgesi haline gelen örtülü bayanlar, gençler ve mustazaflardan oluşmasıdır. Ne kadar bu meydanlara baktıysam hep bunları görmüşüm. Hep bunların sesleri yükseliyor. Hep bunlar koşuyor koşuşturuyorlar. Hep kederli ve gözü yaşlı anneler. Hep beyaz türbanlı yaşlı nineler, minik yavrular, körpe gençler ve elleri nasırlı yoksullar, Mustazaflar… Hep iffetli örtüleriyle meydanları süsleyen analar, bacılar ve minik yavrular… 

Evet, sizleri selamlıyorum! Sizleri müjdeliyorum. Ey Allah’ın yeryüzündeki şahitleri! Sizler her zaman hak davanın muştuları ve ön habercilerisiniz. Bu davanın bidayetinde olduğu gibi, zor günlerde hep sizler ön saflarda yer aldınız. Bu davanın ilk şehidi (Sümeyye) sizlerdendi. Bütün peygamberlerin ilk tabileri sizlerden oluşuyordu.

Bu davanın Peygamberi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi veselleme tabi olanların ilki (Hz. Hatice) bir kadındı. İkincisi (Hz. Ali) henüz bir çocuktu. Üçüncüsü (Zeyd b Harise) bir köle idi. Hz. Ebu Bekir, dördüncü olabilmiştir.

İşte bunun için sizi müjdeliyorum ey analar ve ey bacılar! Sizler ilk günden itibaren bu davanın ikinci ayağısınız. İslami bir ailenin altyapısı, ana direği ve huzur kaynağısınız. Allah sizden bir peygamber göndermedi; ama peygamberleri sizler doğurdunuz. Babasız ve yetim doğan peygamberleri sizler kucağınızda yetiştirip büyütünüz. Onları ilk tasdik edenler, zor günlerinde teselli ve teskin edenler de yine sizler idiniz.

Bundan dolayı Allah’ın Resulü (s.a.v), size çok büyük kıymet verdi. O gelmeden önce kadın bir meta gibi alınıp atılıyor ve bir şehvet aracı olarak kullanılıyordu. Kadının insan olup olmadığı bile tartışılıyordu. Kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu. Ama Onun gelişiyle kadın, insan olmanın gerçek onur ve özgürlüğüne kavuştu. Asil değer ve itibarını buldu. Çünkü O, “eşleriniz size Allah’ın birer emanetleridir” dedi. “Cennet anaların ayağı altındadır” dedi. “Sizin en hayırlınız, ev halkına en iyi davrananızdır” dedi.

O halde ey hanımlar kıymetiniz büyük olduğu gibi, göreviniz de çok mukaddestir. Sizi bekleyen çok işler var. Ipıssız Mekke vadisinde İsmail’ini yetiştiren Hacer misali, babasız olarak doğan Hz. İsa’yı kucağında büyüten Meryem misali ve anasının rahmindeyken yetim kalan Muhammed Mustafa’yı yetiştiren Hz. Âmine misali! Sizler de bu günün dava erlerini yetiştireceksiniz. Bu davanın Hüseyinlerini ve Selahaddinlerini sizler hazırlayıp bu meydanlara armağan edeceksiniz.

Ve size sesleniyorum ey çocuklar ve ey gençler Sizler de hazır olun. Çünkü yarınlar sizi bekliyor. Unutmayın geleceğin aydınlığı size bağlıdır. Hz. İbrahim gibi rüştünüzü şimdiden ispatlamalısınız. Allah’ın resulünün, akrabalarına: “Dava uğrunda bana gelecek saldırılara karşı hanginiz beni koruyacaksınız” dediğinde: “Ben Seni koruyacağım ya Resulellah” diyen Hz. Ali misali, cesaretinizi ortaya koymaya hazır olmalısınız.

Son olarak size sesleniyorum ey Mustazaflar! Ey peygamber sevdalıları! Ey bu günün Ammarları, Bilalleri ve Mus’apları! Zor günler sizi bekliyor. Zor günlerin yükü sizin omuzlarınızdadır. O günlerin çilesini ancak sizler çekeceksiniz. Zira Hanif İslam’ı öğrenmek isteyen insanlık, Musab’ın öğretmenliğine ve öksüz kalan minareler Bilal’in sesine hasret kalmıştır. Peygamber sevdalılarına selamlar ve yakın zaferler dileğiyle.

Doğruhaber Gazetesi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar