Selahaddin YILDIRIM

Selahaddin YILDIRIM

Dervişe Sorular

Sormuşlar dervişe;

“Hayat nedir?”

Demiş ki;

"Hayat, vav (و) gibi gelip, elif (ا) gibi gitmektir”

Dervişe sormuşlar: “Hayatı, yaşadığımız anı ve günü nasıl yaşamak, değerlendirmek gerekir?”

Derviş demiş ki; “Her gün hayatının son günüymüş gibi yaşa.

 Say ki öldün!

Yalvardın, yakardın sana bir gün daha verdiler.

Bu günü o son gün gibi yaşa, kıymetini bil.”

Dervişe sordular “Nasıl olalım?”

Derviş dedi ki;

“Musibet karşısında; metanetli

Cehalet karşısında; marifetli

Husumet karşısında; mağfiretli

Kötülük karşısında; hayır sahibi

Kabalık karşısında; letafetli ol ki

Yaradan seni sabrından ötürü sevsin...”

Dervişe sormuşlar;

"Evlilikte 70 yılı nasıl geçirdiniz" diye;

Cevaplamış derviş: “O deli olduğu zaman ben veli oldum, ben deli olduğum zaman o veli oldu...”

Derviş’e sormuşlar;

“Nasıl insan oluruz?” diye...

Derviş "Üç adım atmakla” diye cevap vermiş;

"Önce sana kötülük yapanlara kötülük düşünmemen gerekir. İnsanlığa attığın ilk adım budur. Sana kötülük yapanlara iyilik yapabildiğin an ise, ikinci büyük adımı atar ve hakiki insan olmaya başlarsın. Nihayet, sana iyilik yapanla kötülük yapan arasında bir fark hissetmeyecek hâle geldiğin zaman ise insan olursun.”

Derviş’e demişler ki; “En çok kimlere şaşarsın?”

Derviş de demiş ki; “Şaşarım o kimselere ki, hastalık korkusundan şüpheli yemeklerden kaçınırlar da, ateşin korkusundan, günahlardan kaçınmazlar”       

Derviş’e sordular: “Başımızdan belalar neden eksilmiyor?”

Derviş dedi: “Pişene kadar aşı ateşte bırakırlar. Ders, siz öğrenene kadar devam eder”.

Dervişe sormuşlar “Huzuru nasıl buldunuz?” Cevabı:

“Rızkımı kimsenin yemeyeceğini anladım sakinleştim... Allah’ın beni her daim gördüğünü anladım haya ettim... İşimi kimsenin yapmayacağını anladım işe koyuldum... İşimin sonu ölümdür ona hazırlandım... İyilikleri çoğalttım, kötülükleri azalttım...”

Dervişe sormuşlar “Kimden isteyelim?”

Derviş dedi ki; “Bir şey istersen insandan isteme; verse minnettir, vermese zillettir...

Sen Allah'tan iste, verse nimettir, vermese hikmettir...”

Dervişe sordular “Zaman değişmiş, insanlar menfaatperest olmuş. Kiminle oturup kalkalım, kimlerle beraber olalım?”

Derviş:

“Din ehlini, kin ehlinden ayır. Hakk'la beraber olanı ara, onunla otur.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.