Enver KILIÇARSLAN

Enver KILIÇARSLAN

E-döviz satışı üzerine

Dijital ortamlarda elde edilen kazanç iki türlüdür; biri alışveriş, diğeri ise dövizcilik.. Bir önceki yazımda e-ticaretin geçerli ve şer'î açıdan meşru olabilmesi için gerekli şartları izah etmiştim. Bugün ise ikinci kazanç türü olan dövizi ele alacağım. Sanal ortamlarda dövizcilik yapmak normal mal satışı gibi rahatlıkla hakkında görüş belirteceğimiz bir mesele değil. Fıkıh kitaplarında paranın parayla değişimini konu alan “sarf” akdinin değil elektronik gibi hükmi ortamlarda, direk elden ele, hakiki olarak takas edildiğinde bile aşırı hassasiyet gösterdiğine şahit olmaktayız. Karşılıklı bedellerin her ikisinin de paradan ibaret olması, bu akitte ribâ (faiz) riskini daha fazla arttırıyor. Sarf akdinde aynı cinsten olan para birimleri takas edildiğinde miktarlarının ne eksik ne fazla, aynı ağırlıkta olması ve bu mübadelenin aynı mecliste peşin olarak gerçekleşmesi şarttır. Farklı cinsten paralar ise birbirleriyle takas edildiğinde peşin olması şartıyla birinin diğerinden fazla olması ve bundan elde edilen kar helaldir. Efendimiz (aleyhissalatu vesselam) meşhur faiz hadisinde bunu bu şekilde izah etmiştir.

Forex bir diğer adıyla FX, İngilizce Foreign Exchange (Döviz- Yabancı Para Değişimi) sözcüklerinin kısaltılmış halidir. Özellikle son zamanlarda çoğunlukla internet ortamında buna benzer isimlerin sık sık reklamı yapılmaktadır. Daha çok, birikmiş bir miktar parası bulunanların, kendilerini fazla meşgul etmeden ikinci bir kazanç niyetiyle ellerindeki paraları bu tür sanal ortamlarda değerlendirme niyetinde oldukları aşikârdır. Daha önce fetva kurulumuzun da beyan ettiği üzere e-döviz satışı için şu üç hususa özellikle dikkat edilmelidir;

Forex işleminden de anlaşıldığı üzere söz konusu döviz işleminin yapılması için herhangi bir bankada bir miktar paranın bulunması gerekiyor ki internet ortamında bu mübadele gerçekleşebilsin. İşte tercih edilen bu bankanın faizle muamele eden bir banka olmaması gerekir. Zira faizli bankalarda para bulundurmak caiz değildir. Bunun için katılım bankları seçilebilir.

Kabz-i hakikiyle satışın yapıldığı sanal ortamlarda dövizcilik işlemiyle ilgili çok daha fazla dikkatli olunması gerekir. Zira ister aynı ister farklı olsun para birimleri takas edildiğinde bunun aynı anda gecikmeksizin yapılması gerektiğinden satış yapıldığında her iki tarafın da hesabına paranın direk olarak aktarılması gerekir. Eğer hesaba para aktarılmazsa ribâ hadisinde zikredilen “ veresiye olmaksızın” şartı yerine getirilmiş olmaz.

Yapılan döviz ticareti hayali olmamalıdır. Alıcı ve satıcı diledikleri zaman bedellerini alacak bir muhatap bulmalıdır. Görüldüğü kadarıyla bu muhatap bankadır. Dövizci ve alıcı altın, gümüş, dolar, euro, TL ve diğer para birimlerini diledikleri zaman bu muhataplardan alamazlarsa yaptıkları bu muamele garardır (belirsizdir), hiledir, meçhuldür. İslam dini ise belirsiz olan her türlü ticareti haram kılmıştır.

Takip ettiğimiz kadarıyla e-döviz şirketlerinin büyük çoğunluğu yabancı kuruluşlar tarafından idare edilmektedir. Ve bu vesileyle üyeleri tarafından milyar dolarlık fon ve sermaye elde etmiş durumdadırlar. Yine takip ettiğimiz kadarıyla bu tür şirketlerin amacı gerçek manada bu ticareti yapmak değil, üyeler tarafından bankalara yatırılan bu paralardan istifade etmektir.

Yukarıda zikrettiğimiz şartlardan bu işe meşruiyet verdiğimiz anlaşılmasın. Zira söz konusu fıkıh olunca mevcut durumlardan mücerret olarak hüküm verilir. Sonrasında varsa tavsiyeler yapılır. Âcizane tavsiyemiz ısrarla sanal dövizcilikten uzak durulması ve bunun hakiki olarak elden ele olması yönündedir.

Köşemi fazlasıyla aştığımdan bir diğer önemli mesele olan “İngiliz bilgisayar güvenlik şirketini” bir sonraki yazıda ele alacağım.

Önceki ve Sonraki Yazılar