Nasıl bir sivil Anayasa?

Son günlerde “sivil bir anayasa”  mutabakatı oluşur mu? sorusu gündemde… Yıllardır sivil bir Anayasa'nın oluşacağı tartışmaları devam ediyor… Böyle bir çalışmanın hemen herkes tarafından kabul gördüğü bilindiği halde, nasıl bir Anayasa olacağı halk tarafından kestirilemiyor. Geçen yıllarda bu muğlâklığa rağmen referandumda “evet” kararı çıkmıştı. Bunun kabul görülmesinin ana nedeni 82 Anayasa'sının bir “cunta” tarafından halka dayatılmasından kaynaklı bir tepkiydi. Özellikle halkın inancına ters düşen bazı maddeler -ki bunlar toplum tarafından kabul görülmemiştir- Bunun yanında Türkiye içerisinde bulunan tüm halklara hitap etmediği ve ırkçılık kokan bazı maddelerden dolayı da birçok soruna sebebiyet vermiş bulunuyor. Örneğin “ne mutlu Türk'üm diyene”  içerikli söylemler, bütün halklar; Kürdüyle, Zaza'sıyla, Arabı'yla, Çerkez'iyle birlikte birçok etnik unsurun tepkisine sebebiyet vermiş. Askeri vesayeti barındıran bu Anayasa'nın değiştirilmesi elzem hale gelmiştir. Bugün Türkiye'nin terör belası da bu zihniyetten kaynaklanmış ve kangren halini almıştır. Bu Anayasa'nın değiştirilmesinde, istisnalar haricinde bir halk mutabakatı söz konusudur. Ancak nasıl bir Anayasa olacağı netlik kazanmış değildir. Elbette işin uzmanları, üzerinde bir çalışma yapacak ve kamuoyuyla paylaşılacaktır. Peki, sadece isminin “bir sivil Anayasa” olması yeterli midir? Halkın beklentilerini karşılayacaklar mı?  Bu Anayasa hiçbir fikirden etkilenmeyen, dil, din, ırk ve farklılıkları gözetmeden tüm toplumun eşit haklar içinde yaşaması için oluşturulan bir sivil insiyatif olma özelliğini taşır mı?  Örneğin toplumun yarası olan ve yıllarca inançlı insanların eziyet çektiği başörtüsü “anayasal güvenceye” alınır mı? Ya da YÖK artık üniversitelerin tarihinde kara bir leke olarak tarih sayfalarına gömülür mü?  Ana dilleriyle eğitim serbest bırakılarak, ırkçı bütün engeller kaldırılır mı? 28 Şubat zihniyetine ayna-darlık yapan yasaların tamamıyla değiştirilmesi sağlanır mı?..

Genel manada askeri Anayasa olarak adlandırılan bu metinlerin değiştirilmesi ve geçmişte mağdur olan kesimlerin haklarını koruyacak maddeleri herkes istemektedir. Ancak halkın temsilcileri olan partilerin bu konudaki mutabakatı ne kadar sağlanır? Davutoğlu'nun, CHP ve MHP ile yaptıkları görüşmelerde bir yumuşaklık hissedilebiliyor. Hükümetin; “üç ana maddede anlaştık” açıklaması önemliydi. Fakat ileriki zamanda genel maddeler arasında nasıl bir uzlaşma çıkacak hep beraber göreceğiz. Daha önce de bu maddelerin görüşülmesinde bir tıkanma yaşanmış ve iş yarıda kalmıştı. Buna karşılık “hayırcılıkla” suçlanan Bahçeli bu görüşmelerden sonra “biz evet demesini de biliriz” gibi bir çıkışla adeta günah çıkarma pozisyonunda gözüküyor. Zira “hayırcılık” ona kırk milletvekili kaybettirdiği gibi az daha koltuğundan da ediyordu. Ve hala koltuk tehlikesi geçmemiş durumdadır. Bunun için de “Anayasa” konusunda daha temkinli davranıyor… CHP'de ise tablo daha farklıdır. Kılıçdaroğlu'nun Anayasa konusunda ciddi bir itirazı olmazken, Anayasa'ya bağladığı “başkanlık sistemine” rest çekiyor. Bu da ileriki “madde anlaşmalarında” daha fazla sorun çıkaracağını gösteriyor. “Bu maddeye karşılık bu maddeyi kabul edeceksin” gibi yollara başvuracağı gözüküyor. HDP de ise durum çok daha farklıdır. Başbakanla girdikleri polemikten sonra onlarla görüşmeyi iptal eden Davutoğlu'na karşı sergileyecekleri tavır muammadır. Hatırlanacağı üzere geçen referandumda da yeni bir sivil Anayasa'ya hayır demişlerdi. Oysa “ kimlik” ve “ana dilde eğitimin” verilmesi için bu Anayasa'nın değişmesi gerekir. Yıllardır bunu talep ettiğini söyleyen malum camianın siyasi kolu HDP'nin bu seferde “hayır” demesi garipsenmez. Çünkü nasıl bir siyaset süreceğini, bir yerlerden alıyor…

Sonuç olarak; halkın duygularına hitap edecek bir sivil Anayasa'nın oluşması, Türkiye açısından önemli bir adım. Malum partilerden ziyade halkı temsil eden diğer partilerin görüşleri de dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte toplum içerisinde etkili olan STK'lar ve tüm camiaların görüşleri raporlar halinde incelenmelidir. Oldu-bittiye getirilmeyen ve toplumun ortak vicdanına hitap eden bir Anayasa'ya herkes “evet” der…

Önceki ve Sonraki Yazılar