Yusufi Duygular

YUSUFİ DUYGULAR

Kaç bayram oldu sayamadım, diyordu bir mahkûm annesi.  Kaç gece gözyaşı döktüm, kaç kere kokladım, öptüm resimlerini… Açık tuttum hep kapıyı yıllardır… Her gece ondan geriye kalan gömleğini kokladım Yakup gibi… Yakub’un gözlerini açan gömlek nedense açmadı zalimlerin kapılarını…

Yusufumu ararım kuyu diplerinde, camın, telin arkasında…   Bayram geldi yine… Açık görüş var dediler. Öperim koklarım Yusufumu, diye düşündüm. Ama heyhat… Onu bile çok gördüler… Varamazsın dediler, göremezsin dediler. Yusuf’un yok burada sürgün ettik onu uzak bir diyara…

Ana Yüreği bu oğul… Uzak tanır mı, gurbet tanır mı, yokluk tanır mı? Ben Yusuf’un yoluna adadım kendimi…  Ne Fizan yıldırır beni ne de memleketin bir diğer ucu. Oğlum Yusuf’sa zindanda ben de onun anasıyım yolunda…

İşte böyle anaların yürekleri… Zulme inat, sürgüne inat Yakup gibi adım adım Yusufların izindeler. Helal olsun bu analara…

 

Yusufilere İthafen

Adını Koymuşlar zindan, zindanlarda ehli iman

Yusufiler saf saf olmuş, zalimlere okur meydan

Eser zulüm cayır cayır, Maltalara yağar kahır

Demir kapı ağır ağır, kapanırken dünya sağır

 

 

Selahaddinden Mirastır, Zindan mektebi sabırdır

Said gibi Seyyid gibi şakir kullar deryasıdır

Yusuf’un nurlu kuyusu, zindanlar ilim meclisi

Dikenli teller ardında yetişir cennet gülleri

 

 

Bir nefes Güneşe inat, ufuklara çırpar kanat

Beden Tutsak beş adıma umutları ab-ı hayat

Sürgünlerin adı hicret, zalimlere olmaz minnet

Zalimlere müjde verin Yusufları bekler cennet

 

 

Kenan’da Yakub misali, kuyudaki Yusuf gibi

Gözyaşları seccadede, ışıldar Sabır güneşi

İlticalar Rabbe gider gam dolarken yürekleri

Tüm dertleri taşır ama tanımaz asla zilleti

 

Kiminin daha kınalı semaya kalkan elleri

Kimisinin baba olmuş bıraktığı bebeleri

Yetim kalmış zindanlarda kimi uzak diyarlarda

Yusufiler hasret çeker evladına Bayramlarda

 

Çekilen hasretlerin son bulması, Yusufilerin Hürriyetlerine kavuşması dileğiyle.

Selam Ve Dua ile

(Hür Seda Haber)

Önceki ve Sonraki Yazılar